İdrar Sitolojilerinin Paris Sistemine Göre Yeniden Sınıflandırılması ve Histolojik Tanılarla Korelasyonu


Creative Commons License

Kavas G., Çelik Erdoğan B.

32. Ulusal Patoloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 25 - 29 Ekim 2023, cilt.7, ss.194, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 7
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.194
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Kocaeli Üniversitesi Adresli: Hayır

Özet

ÖZET Amaç: Paris Sistemi, idrar sitolojisini değerlendirirken net tanı kriterleri sağlamak ve raporlamada kullanılan terminolo jiyi standart hale getirmek amacıyla tasarlanmıştır. Bu çalış mada Paris Sistemi’nin idrar sitolojisine etkisini inceledik. İdrar sitolojilerini Paris Sistemine göre yeniden değerlendir dik ve sonuçlarımızı histopatolojik tanılarla korele ederek Paris Üriner Sitoloji Raporlama Sistemi’nin (TPS) idrar sito loji tanı performansına etkisinin, hastalarda uygun risk sınıf landırması oluşturmada, hasta tanı ve takibinde etkinliğinin saptanmasını amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız SBÜ Antalya Eğitim ve Araş tırma Hastanesi Patoloji Kliniği’nde, 2015-2021 yılları arasın da eş zamanlı veya 1 ay içinde histolojik tanısı mevcut 200 sıvı bazlı idrar sitolojisinin incelendiği retrospektif bir çalışmadır. Mevcut sitoloji camları klinik bilgi, orijinal sitolojik ve histo lojik tanılarından habersiz olarak TPS’ye göre yeniden değer lendirildi. Tanılar orijinal sitoloji tanılarıyla karşılaştırıldı. Histolojik tanılar altın standart olarak kabul edilerek, orijinal raporlama ve Paris Sistemi’nin tanısal performanslarını belir lemek amacıyla eğri altında kalan alan, duyarlılık, özgüllük, tanısal doğruluk hesaplandı ve istatistiksel analiz yapıldı. Bulgular: Paris Sistemine göre yeniden değerlendirilen 200 olgunun 3’ü yetersiz olarak sınıflandırıldığı için histopatolojik korelasyon 197 olgu ile yapıldı. Paris Sistemi’nin duyarlılığı, özgüllüğü, pozitif prediktif, negatif prediktif ve tanısal doğru luk değerleri sırasıyla %60, %99, 3, %97, 2, %85, 7 ve %87, 2’ydi. Paris Sistemi’nde yüksek dereceli ürotelyal karsinom negatif (YDÜKN), atipik ürotelyal hücreler (AÜH), yüksek dereceli ürotelyal karsinom şüpheli (YDÜKŞ) ve yüksek dereceli üro telyal karsinom (YDÜK) için malignite riski sırasıyla %3, 5, %20, 9, %60, 8 ve %97, 2’dir. Bu risk orijinal raporlamada sıra sıyla %13, 4, %15, %52 ve %100’dü. Orijinal sitoloji tanıları ile Paris Sistemi arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlendi (p=0, 001). Orijinal raporlama ile Paris Sistemi karşılaştırıl dığında; Paris Sistemi’nin YDÜK’ü ayırt ediciliğinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu görüldü (p<0, 001). Düşük dereceli ürotelyal neoplazı (DDÜN) için ayırt edicilik her iki sistemde de düşük olup aralarında anlamlı farklılık yoktu (p=0, 794). Sonuç: Paris Sistemi’nin kullanımı hastaların daha iyi bir risk grubunda sınıflandırılmasını sağladı. Tanısal doğruluk oriji nal raporlamaya göre de daha yüksekti. Özellikle YDÜK için idrar sitolojisinin tanı performansında artış izlendi. Paris Sis temi, idrar sitolojisi değerlendirmesinde daha iyi bir sistemdir ve kullanımına geçilmesi uygun olur. Anahtar Kelimeler: İdrar, mesane, Paris Sistemi, sitoloji, üro telyal karsinom