Dekompresif kraniyektomi uygulanan hastalarda sağkalım: Retrospektif bir kohort analizi


Kızılay B., Yıldırım Tarazı P., Semerci E. B., Ergen A., Çaklılı M., Anık İ.

Sinir Sistemi Cerrahisi Dergisi, cilt.10, sa.3, ss.94-100, 2025 (Hakemli Dergi)

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, kliniğimizde farklı etyolojiler nedeniyle dekompresif kraniyektomi (DC) uygulanan hastalarda mortalite ve morbidite oranlarını değerlendirmek ve sağkalımı etkileyen prognostik faktörleri analiz etmektir.

Gereç ve Yöntem: Ocak 2018 – Aralık 2024 tarihleri arasında DC uygulanan 50 hastanın demografik, klinik, radyolojik ve cerrahi verileri retrospektif olarak incelendi. Primer sonlanım noktası hastane içi mortalite; sekonder sonlanım noktaları ise klinik takip süresi, yatış süresi ve komorbidite ilişkili sonuçlardı. Veriler uygun istatistiksel testlerle analiz edildi; p<0.05 anlamlı kabul edildi.

Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 55,9 ± 14,2 yıl olup, %56’sı erkekti. En sık patoloji subaraknoid kanama (%44) idi. Ortalama takip süresi 42,4 ± 57,0 gün olarak hesaplandı. Genel mortalite oranı %40 (n=20) idi. Sağ kalan ve eksitus olan hastalar arasında yaş ve cinsiyet açısından anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Buna karşın komorbidite varlığı mortalite ile anlamlı ilişkiliydi (p=0.020). En sık uygulanan cerrahi teknik frontotemporoparietal dekompresyondu (%62). Bilateral DC yalnızca bir hastada uygulandığı için karşılaştırma yapılamadı.

Sonuç: DC, refrakter intrakraniyal hipertansiyon ve malign beyin ödemi yönetiminde yaşam kurtarıcı bir seçenek olmaya devam etmektedir. Ancak mortalite oranları yüksek olup, özellikle komorbid hastalıklar sağkalımı olumsuz etkilemektedir. Cerrahi karar sürecinde yaş, komorbidite yükü, radyolojik bulgular ve klinik durum bir arada değerlendirilmelidir. Çalışmamızın sonuçları literatürle uyumlu olup, daha geniş ve prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.

Objective: To evaluate mortality, morbidity, and prognostic factors affecting survival in patients who underwent decompressive craniectomy (DC) for various etiologies in a tertiary neurosurgical center.Materials and Methods: A retrospective review was conducted on 50 patients who underwent DC between January 2018 and December 2024. Demographic, clinical, radiological, and surgical variables were analyzed. The primary outcome was in-hospital mortality; secondary outcomes included length of clinical follow-up, hospitalization duration, and comorbidity-related effects. Statistical significance was set at p<0.05.Results: The mean age was 55.9 ± 14.2 years, and 56% of the patients were male. The most common pathology was subarachnoid hemorrhage (44%). Mean clinical follow-up duration was 42.4 ± 57.0 days. Overall mortality rate was 40% (n=20). There were no significant differences in age or sex between survivors and non-survivors (p>0.05). Comorbidity was significantly associated with higher mortality (p=0.020). The most frequently performed surgical technique was frontotemporoparietal decompression (62%). Bilateral DC was performed in only one patient, preventing meaningful comparison.Conclusion: DC remains a life-saving intervention in the management of refractory intracranial hypertension and malignant cerebral edema. Despite its benefits, mortality remains substantial, and comorbidities significantly worsen survival. Surgical decision-making should incorporate clinical status, radiological findings, patient age, and systemic disease burden. These findings are consistent with the existing literature, underscoring the need for larger prospective studies.