The Concept of “Seventy-Two Nations” in Yunus Emre's Diwan And The Morality of Tolerence


Creative Commons License

Satılmış A.

I. ULUSLARARASI İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİ SEMPOZYUMU “YUNUS EMRE”, Kocaeli, Turkey, 10 July 2021, pp.147-156

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Kocaeli
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.147-156

Abstract

Yūnus Emre (d. 720/1320 [?]), one of the most important representatives of sūfi Turkish literature of the XVIII century, became the carrier of both Anatolian oral culture and religious understanding with his poems. Yūnus Emre’s Dīwān, which he compiled with his own unique style that combines the folk belief with the sūfi understanding he derived from the tekke culture, has been read and annotated for centuries. His Dīwān is a great treasure for theological studies because it also contains poems focusing on the main themes such as existence, human-being, God, morality, and other topics covered by Islamic sciences. One of the concepts that Yūnus Emre of- ten mentions in his poems is the concept of “seventy-two nations”. It is an important concept from the hadiths of the Prophet, which states that the Islamic ummah will be divided into seventy-three fractions; seventy-two of which are in hell, and one is in heaven. Although there are many opinions about these hadiths within the framework of kalām and the history of sects, the context used by Yūnus is generally inclusive of all religions and people. According to him, “who does not look at the seventy-two nations in unity, is a sinner in truth even if is an awliyā (Muslim saint) in Sharia”. This inclusive use of the poet, which sometimes uses the term “seventy-two languages”, is one of the manifestations of the tolerance morality that has developed with the Muslim Turks since Anatolia is a crossroads of many religions and cultures. It should be noted instantly that this use of Yūnus is not a perennial understanding that considers all religions equal, as Western researchers have stated. As a matter of fact, the poet has distinctive expressions such as “our nation is a part among this nation, our religion and piety are not present in any other religions”. In this communiqué, after evaluating the concept of “seventy-two nations” used by Yūnus Emre in the context of kalâm and the history of sects, an analysis of the framework used in the Dīwān in terms of the poet’s understanding of religion and the morality of tolerance was made. 

XIII. yüzyıl tasavvufî Türk edebiyatının en önemli temsilcilerinden olan Yûnus Emre (öl. 720/1320 [?]) söylediği şiirler ile hem Anadolu sözlü kültürünün hem de dinî anlayışının taşıyı- cısı olmuştur. Yûnus Emre’nin tekke kültüründen telakki ettiği tasavvufî anlayışı, halk inanışıyla birleştiren kendine has üslubuyla derlediği Dîvân’ı yüzyıllar boyunca okunmuş ve şerh edilmiş- tir. Varlık, insan, Tanrı, ahlâk gibi ana temalar üzerinde yoğunlaşan şiirleri, İslâmî ilimlerce ele alınan konuları da barındırması hasebiyle ilahiyat araştırmaları için büyük bir hazinedir. Yûnus Emre’nin şiirlerinde sıkça zikrettiği kavramlardan biri de “yetmiş iki millet” kavramıdır. Yetmiş iki millet; Hz. Peygamber’in İslâm ümmetinin yetmiş üç fırkaya ayrılacağını, bunlardan yetmiş ikisinin cehennemde, birinin ise cennette olduğunu ifade eden hadislerinden mülhem bir kavram- dır. Bu hadisler hakkında kelâm ve mezhepler tarihi çerçevesinde pek çok mülâhaza olmakla bir- likte Yûnus’un kullandığı bağlam genelde tüm dinleri ve insanları kapsayıcı niteliktedir. Ona göre “yetmiş iki millete birlik ile bakmayan şeriatta evliya olsa bile hakikatte günahkardır”. Bazen “yetmiş iki dil” tabirini kullanan şairin bu kapsayıcı kullanımı, Anadolu’nun pek çok din ve kül- türün kavşak noktası olması hasebiyle Müslüman Türkler nezdinde gelişen müsamaha ahlâkının tezahürlerinden biridir. Hemen belirtmek gerekir ki Yûnus’un bu kullanımı Batılı araştırmacıların dile getirdiği gibi tüm dinleri eşit gören perennial bir anlayış değildir. Nitekim şairin “gayrıdır bu milletten bu bizim milletimiz, hiç dinde bulunmadı din ü diyanetimiz” gibi ayırıcı ifadeleri bulunmaktadır. Bu tebliğde Yûnus Emre’nin kullandığı “yetmiş iki millet” kavramı kelâm ve mezhepler tarihi bağlamında değerlendirildikten sonra Dîvân’da kullanılan çerçevenin şairin din anlayışı ve müsamaha ahlâkı açısından bir tahlili yapılmıştır.