Barınmanın Ötesinde Mekânsal Adalet: Türkiye’de ve Ukrayna’da Geçici Barınma Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme


Creative Commons License

Okutan Ü., Müştak Sevindik S.

Modular Journal, cilt.9, sa.1, ss.188-221, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 9 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.59389/modular.1899636
  • Dergi Adı: Modular Journal
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM), Root Indexing, Asos İndeks, Sobiad Atıf Dizini
  • Sayfa Sayıları: ss.188-221
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Kocaeli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışmanın amacı, afet ve savaş sonrası kurulan geçici barınma yerleşimlerini mekânsal adaletin dağıtım, süreç ve temsil boyutları çerçevesinde karşılaştırmalı olarak incelemektir. Çalışma kapsamında, Türkiye’de 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrası kurulan Hatay Büyükdalyan, Adıyaman, Katar-2 ve DEİK Yaşam Kenti ile 2011 sonrası zorunlu göç bağlamında oluşturulan Öncüpınar ve Nizip konteyner yerleşimleri, Ukrayna’da ise 2022 Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası geliştirilen Borodianka ve Lviv geçici barınma merkezleri ile RE: Ukraine projesi ele alınmıştır. Araştırma, nitel yöntem kapsamında karşılaştırmalı vaka analizi yaklaşımıyla yürütülmüş, literatür taraması, resmî raporlar ve yerleşim planları üzerinden elde edilen veriler mekânsal adalet göstergeleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Bulgular, dağıtım adaletinin temel barınma ve altyapı hizmetlerinin sağlanması düzeyinde büyük ölçüde karşılandığını ancak açık alan niteliği, yaya güvenliği ve mekânsal okunabilirlik açısından sınırlılıkların bulunduğunu göstermektedir. Süreç adaleti bakımından karar alma mekanizmalarının çoğunlukla merkezî bir yapıda olduğu ve kullanıcı katılımının sınırlı kaldığı görülmüştür. Temsil adaleti açısından ise yerleşim düzenlerinin genellikle tekrarlı ve standartlaşmış bir mekânsal kurguya dayandığı belirlenmiştir. Çalışma, farklı kriz bağlamlarında geliştirilen geçici yerleşimleri mekânsal adalet çerçevesinde karşılaştırmalı olarak ele alarak literatüre katkı sunmaktadır. 

This study examines post-disaster and post-war container settlements within the framework of spatial justice, focusing on its distributive, procedural, and representational dimensions. The research encompasses container settlements established in Türkiye following the 2023 Kahramanmaraş earthquakes, as well as camps developed in response to forced migration after 2011; in Ukraine, the study analyzes the temporary accommodation centers in Borodianka and Lviv and the RE:Ukraine modular settlement model developed after the 2022 Russia-Ukraine war. A qualitative research design based on comparative case study methodology was employed. Data derived from academic literature, institutional reports, and settlement plans were evaluated through spatial justice indicators. Findings indicate that distributive justice is largely addressed at the level of providing basic shelter and infrastructure; however, variations emerge in terms of open space organization, pedestrian safety, and spatial legibility. Regarding procedural justice, decision-making processes are predominantly centralized, and user participation remains limited. In terms of representational justice, standardized and repetitive settlement layouts may partially constrain the spatial experience and sense of belonging of vulnerable groups. By comparatively analyzing temporary settlements developed under different crisis contexts, the study provides an analytical assessment of spatial justice in emergency housing practices.