RİVÂYET DÖNEMİ MUHADDİSLERİNDEN İBN HİBBÂN'IN ANTAKYA ZİYARETİ VE BURADA KENDİLERİNDEN HADİS DİNLEDİĞİ HOCALARI ÜZERİNE BİR İNCELEME


Creative Commons License

KAYA A.

5. Kültür ve Medeniyet Kongresi, Hatay, Türkiye, 12 April 2019, ss.357-370

  • Basıldığı Şehir: Hatay
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.357-370

Özet

İlkçağlarda Akdeniz havzasının önemli şehirlerinden biri olan Antakya, ikinci İslâm halifesi olan Hz. Ömer döneminde Müslümanların hakimiyetine girmiştir. Müslümanların hakimiyeti altına girdikten sonra da önemli bir merkez olmaya devam etmiştir. Önemli şehirlerden biri olmasında sahip olduğu stratejik konumunun yanında pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış olmasının payı olduğu söylenebilir. Bu önemini Müslümanların hakimiyetine geçtikten sonra da devam ettirmiştir. Antakya'nın bu konumu onun önemli bir ilim merkezi ve ilim öğrenmek için seyahat eden ilim taliplilerinin uğrak merkezi olmasını sağlamıştır. İslâm'ın doğup yayıldığı ilk dönemlerden itibaren dikkat çeken Haleb, Musul, Şam, Harrân, Cezire, Tarsus gibi ilim merkezlerine yakınlığı, ilim öğrenmek isteyenler için Antakya'nın da cazip bir şehir olmasını temin etmiştir. Hadis tarihi ve ilmi açısından bakıldığında, özellikle rivayet döneminden itibaren, "rihle" denilen hadis öğrenme için yolculuğa çıkan hadis alimlerinin uğrak yerlerinden birinin Antakya şehri olduğu görülmektedir.

Hadis tarihi konusunda eser yazmış olan müelliflerin, hadis tarihin dönemlendirme konusunda farklı görüşler ortaya koysalar da, ilk beş asrı "rivayet dönemi" olarak kabul etme noktasında görüş birliği içinde olduklarını söyleyebiliriz. Hadis ilminin doğuşu, oluşumu ve gelişimi, kısaca hadis ilminin rivayet ve dirayetle ilgili kurallarının hayat bulduğu dönem olması bakımından en önemli dönemdir. Hem hadisleri günümüze ulaştıran temel yazılı kaynaklar, hem de bunun hadis usûlüyle ilgili ilk ve ana kaynaklar bu dönemde yazılmışlardır. Bu rivayet döneminin önemli hadis alimlerinden biri de İbn Hibbân el-Büstî'dir (ö. 354/965). İlk öğrenimini, bugün Afganistan sınırları içinde Kalan Büst ve çevresinde yapmıştır. Daha sonra daha sonra Horasan, Mâverâünnehir, Irak, Hicaz, Mısır ve Şam bölgelerini dolaşarak ilim tahsil etti. Bu ilmi seyahatinde Antakya'ya da uğradı ve burada bulunan hadis hocalarından hadis dinlemiştir. Öğrenmiş olduğu hadisleri eserlerinde de rivayet etmiştir. Kaynaklar onu "hadis hafızı ve Horasan'ın hadis şeyhi" diye tanımlar. Sadece sahîh rivayetleri toplamayı amaçladığı "el-Müsnedü's-sahîh" (et-Tekâsim ve'l-envâ‘, Sahîhu İbn Hibbân) adlı hadis kitabını yazmıştır. İbn Hibbân, hadislerin sıhhatini belirleme, hadis ravilerini cerh ve ta‘dîl etme konularında uzman münekkid bir hadis alimidir. Yazdığı eserler bu konulara vukûfiyetini ortaya koymaktadır.

Hadis alanında yazdığı eserler kadar tenkidçiliğiyle de tanınan İbn Hibbân'ın, Antakya'da hangi hocalardan hadis öğrendiği tesbit edilerek ortaya konulacak, onun Antakyalı hadis hocaları daha yakından tanıtılmaya çalışılacaktır. Bu muhaddislerin tesbitinden sonra hadis ilmi açısından durumları incelenecek ve değerlendirilecektir. Bu hocaların kimlerden hadis tahsil ettiği, hangi ilim merkezlerinde kimlerle görüştüğü, hadis rivayeti açısından durumları, kendilerinden kimlerin hadis öğrendiği gibi sorular araştırılarak cevaplandırılmaya çalışılacaktır. Bu araştırma, hadis ilmi ve tarihi açısından önemli olduğu kadar, Antakya'nın kültür ve medeniyetine ışık tutması bakımından da önem arzetmektedir.