Beyaz Nokta Lezyonlarının Tedavisinde Mikroabrazyon ile Rezin İnfiltrasyon Tekniğinin Kullanılması


Yersel G.

TDB 27. Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi, Ankara, Türkiye, 26 - 29 Ekim 2023, ss.294, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.294
  • Kocaeli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

AMAÇ: Ortodontik tedavisi tamamlanmış hastanın üst anterior dişlerinde oluşan beyaz nokta lezyonlarının rezin infiltrasyon yöntemi ile tedavi edilmesi amaçlanmıştır. OLGU SUNUMU: Kliniğimize başvuran hastada yaygın beyaz nokta lezyonları görüldü. 13,12,11,21,22,23 numaralı dişlere rezin infiltrasyon yöntemi ICON (DMG, USA) uygulamaya karar verildi. Dişler ICDAS sınıflamasına göre sınıflandırıldı. 13,11,21,23 nolu dişler ICDAS çürük sınıflandırma sistemine göre sınıflandırıldığında skoru 1 iken, 22 numaralı dişin skoru 2 ve 12 numaralı dişin skoru 3 olarak belirlendi. Dişler lastik örtü ile izole edildi. 12 ve 22 numaralı dişlerdeki lezyonlar ilerlemiş olduğundan dolayı frez ile aşındırmak yerine ağız içi mikroabrazyon(PROPHYflex 3, KaVo, Biberach, Germany) yöntemi ile mikroabrazyon oluşturuldu. ICON Etch ile dişler 2 dk boyunca asitlendi. Asit, hava su spreyi ile yıkandı ve dişler kurutuldu. Dişler üzerine 30 sn boyunca ICON Dry uygulandı. ICON infiltrant dişler üzerine uygulandı ve 3 dk boyunca bekletildi. Rezin artıklarını interproksimal bölgeden temizlemek için dişler arasından diş ipi ile geçildi. Her bir diş 40 sn olmak üzere polimerize edildi. (Elipar™ FreeLight DeepCure-3M/ESPE ) SONUÇ: Beyaz nokta lezyonlarının tedavisinde rezin infiltrasyon yöntemi diğer restoratif prosedürlere alternatif olarak kullanılabilir. ICDAS kriterlerine göre 1 skoruna sahip olan dişler ICON ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilir iken, 2 skoruna sahip 22 numaralı dişte ek olarak ağız içi kumlama yöntemi kullanarak daha başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Bununla beraber 3 skoruna sahip 12 numaralı dişte ek olarak uygulanan kumlama yöntemi tatmin edici bir sonuç vermemiştir. Rezin infiltrasyon yönteminin minimal invaziv bir teknik olması, klinik açıdan avantaj sağlamaktadır. Mikroabrazyon tekniği ile desteklendiğinde başarısı artmaktadır ancak sınırlıdır.