MALIGNITE SAPTAMADA NAZOFARENGEAL HİSTOPATOLOJİK İNCELEMENİN ÖNEMİ


Creative Commons License

Yaprak Bayrak B.

Gevher Nesibe 6. Uluslararası Sağlık Bilimleri Kongresi, Ankara, Turkey, 13 - 15 November 2020, pp.279-286

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Ankara
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.279-286

Abstract

Özet

Giriş:Nazofarengeal karsinomlar (NK), histopatolojik ve immünohistokimyasal olarak skuamöz farklılaşmanın olduğu nazofaringeal mukozadan kaynaklanan tümörlerdir.NK, Epstein-Barr virüsü (EBV) enfeksiyonu, genetik ve çevresel faktörler ile ilişkilidir.Hastalar genellikle boyun kitlesi şikayetleriyle başvurur.Tanı için EBV için serolojik markerlar, endoskopik inceleme, görüntüleme yöntemleri ve %70 oranında sensitive bir yöntem olan biyopsi kullanılır.İdeal bir sistemde, NK’nın kesin tanısı için, görüntüleme tekniklerindeki tüm ilerlemelere rağmen, nazofarengeal endoskopi ile şüpheli lezyonlardan biyopsi örneklerin patolojik incelemesinin yapılması altın standarttır.

Amaç:Çalışmamızın amacı, nazofarenkste şüpheli lezyon/kitle nedeniyle biyopsi yapılan hastaların histopatolojik verilerini retrospektif olarak değerlendirmek, malignite oranını saptamak, yetişkinlerin ve çocukların histopatolojik analizlerini yaparak klinik bulgularla ilişkilendirmektir.

Yöntem:Kliniğimizde 2017-2019 yılları arasında biyopsi alınan nazofarengeal lezyonlu olgunun histopatolojik örnekleri retrospektif olarak incelendi ve klinik verilerle tekrar değerlendirildi.

Bulgular:253 hastanın 157'si (%62,1) erkek, 96'sı (%37,9) kadındı. Hastaların yaşı 2 ile 88 arasında değişmekte olup, yaş ortalaması 39,0±18,4 yıldır.Hastaların çoğu (%90.9) 18 yaşın üzerindeydi.Tüm hastalarda en sık görülen klinik semptomlar boyunda lenfadenopati, işitme ile ilgili sorunlar ve ağrı idi.Olguların %88,6’sında benign lezyonlar, %11,4’ünde malignite saptanmıştır.Maligniteler arasında ise en sık görülen andiferansiye NK’dır (%62,1) ve lenfomadır (%20,7).Lenfomalar arasında en sık görülen tip diffüz büyük B hücreli lenfomadır (%83,3).

Tartışma/Sonuç:NK’ler, genellikle epitelden kaynaklanan tümörlerdir.Görülme sıklığı coğrafi bölgelere göre oldukça değişken olup erkeklerde kadınlara oranla 3 kat fazla görülür.40-60 yaş arası en yüksek insidansa sahiptir.Semptomlar değişken olup nazofarenksin doğal anatomik yerleşiminden kaynaklı oluşur.NK’nın çoğu andiferansiye/non keratinize tipidir. Bu tip EBV ile en sık ilişkili olandır.Bizim çalışmamızda hem andiferansiye/non-keratinize hem keratinize NK olgularının tümü serolojik olarak ve in-situ hibridizasyon yöntemiyle EBV saptanmıştır.Nazofarengeal lezyon/kitleli hastalardaki klinik ile histopatolojik raporların korelasyonunun yapıldığı bu retrospektif analiz, erişkin hastalarda, nazofarengeal neoplazm insidansının, daha önce yayınlanan verilerden daha yüksek olduğunu göstermiştir.Boyun lenf nodlarında büyüme, ülserasyon, nekroz gibi klinik olarak yüksek malignite şüpheli olgularda histopatolojik değerlendirme yapılması gerekliliği açıkça ortaya koyulmaktadır.Bu sonuçlar, özellikle bu olgularda rutin bir nazofarengeal histopatolojik incelemeye ihtiyaç duyulduğu gerçeğiyle uyumludur.