CEBİR ÖĞRENME ALANINDA PROBLEME DAYALI ÖĞRENME MODELİNİN ÖĞRENCİLERİN AKADEMİK BAŞARILARINA ETKİSİNİN İNCELENMESİ


Özdemir Fincan K., Dinç S., Yazıcı C.

International Marmara Social Sciences Congress (Imascon 2020 – Autumn), Kocaeli, Turkey, 4 - 05 December 2020, pp.2-3

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Kocaeli
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.2-3

Abstract

Probleme dayalı öğrenme modelinde, öğrencilerin gerçek yaşam ile ilişkili problem durumları ile yüzleşerek o problem durumunun çözümü için aktif olarak yapmış olduğu çalışmalar sonucu öğrenmeleri hedeflenir. Öğrencilerin belli bir konu ile ilgili edinmiş oldukları bilgiler ise o konu üzerindeki akademik başarılarını belirler. Bu çalışmanın amacı; Matematik öğretiminde Probleme Dayalı Öğrenme modelinin ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin Cebir öğrenme alanındaki akademik başarılarına etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda 2019 – 2020 eğitim öğretim senesinde Kocaeli ilinin Körfez ilçesinde bir devlet okulunda 6. Sınıf öğrencilerinden oluşan 47 öğrenci ile çalışma yapılmıştır. Kontrol grubunu oluşturan 23 öğrenci ile işlenen dersler öğretim planına göre hazırlanan ders planları ile, deney grubunu oluşturan 24 öğrenci ile işlenen dersler ise probleme dayalı öğrenme modeline uygun etkinlikler ile yapılmıştır. Deney ve Kontrol grupları Cebir öğrenme alanıyla ilk defa karşılaştıkları için ön test olarak 5. Sınıf Matematik dersi not ortalamaları baz alınmış ve SPSS 22 PAKET PROGRAMI ile analiz edildiğinde gruplar arasında anlamlı bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Son test olarak araştırmacılar tarafından 6. sınıf Cebir öğrenme alanına ait kazanımlardan hazırlanmış SPSS 22 PAKET PROGRAMI ile geçerlik güvenirlik analizleri yapılmış ve uzman görüşleri alınarak düzenlenmiş 19 çoktan seçmeli sorudan oluşan ölçüm güvenirliği (Cronbach's Alpha değeri) ,862 olarak ölçülmüş Cebir Öğrenme Alanı Başarı Testi uygulanmıştır. Cebir Öğrenme Alanı Başarı Testi sonuçlarının analizi yapıldığında Deney ve Kontrol gruplarında akademik başarı açısından anlamlı bir fark oluşmadığı gözlemlenmiştir