ANALYSIS OF THE RELATIONS BETWEEN MASS MEDIA AND BANKING SECTORS DURING THE 1990s


Creative Commons License

Ayan E. B.

Gazi Üniversitesi İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi, no.33, pp.1-25, 2011 (International Refereed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2011
  • Title of Journal : Gazi Üniversitesi İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi
  • Page Numbers: pp.1-25

Abstract

The years of 1990s have an extremely essential importance for the mass media and banking sectors in Turkey. The collaboration, which increased during the 1990s between mass media and banking sector were highly problematic in terms of moral and legal aspects. That eventually carried Turkey to the great social and financial crises and largely shaped the following decade. The cooperation established upon the bank and mass media investments provided their owners great amaounts of (ill-gotten) gains and also deteriorated the essential problems of the country. In mentioned period, the media, which is normally a universal mechanism for the guarantee of public rights, turned to a gun used for the owners’ benefits. In these years, the sources held by banking sector were mainly transferred to the government debt securities and to the own group corporations through nonlegal ways. As two important sectors of the economic and social life, mass media and banking sectors caused great damages in economic and social structures rather than providing added value to the country. This paper aims to provide a better and more correct understanding for this period.

1990’lı yıllar Türkiye’de medya sektörü ve bankacılık sektörü tarihleri açısından son derece özel bir öneme sahiptir. Bu yıllarda gelişen ve kendisinden sonraki 10 yılı iktisadi ve siyasi açıdan şekillendiren en temel unsurlardan biri olan medya ve bankacılık sektörleri arasındaki hukuki ve ahlaki açıdan son derece sorunlu işbirliği, sonuçta Türkiye’yi büyük sosyal ve finansal krizlere sürüklemiştir. Bu yıllarda medya ve banka yatırımlarından oluşan şirket karması, sahiplerine çok büyük boyutlu haksız kazançlar sağlarken, ülkedeki temel sorunların daha da derinleşmesine neden olmuştur. Aslında doğal bir kontrol mekanizması da olan medya, bu süreçte sahiplerinin çıkarları amacıyla kullanılan bir silaha dönüşmüştür. Bu yıllarda bankacılık sektörü ise, kaynaklarını ağırlıklı olarak yüksek getirili devlet iç borçlanma senetlerine ve usulsüz biçimde grup şirketlerine aktarmayı tercih etmiş ve çok büyük boyutlu yolsuzluklara aracılık etmiştir. İktisadi ve sosyal hayatın bu iki önemli sektörü, bu yıllardaki işleyiş biçimleriyle, ülkeye katma değer sağlamak yerine, tüm toplumu etkileyen büyük iktisadi ve sosyal zararlara neden olmuştur. Bu çalışma, söz konusu dönemin daha doğru anlaşılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.