Din ve Bilim Muş Alparaslan Üniversitesi İslami İlimler Dergisi, vol.1, no.8, pp.17-34, 2025 (Peer-Reviewed Journal)
Eğitim, bireyin davranışlarında değişim oluşturmayı hedeflemektedir. Genel kanaat, bu değişimin
çocuklukta başlaması gerektiğidir. Bu açıdan din eğitimi de çocukluk döneminde ele alınması gereken
önemli bir alan olarak görülmektedir. Çocukluk döneminde aileyi taklit ederek başlayan din eğitimi,
ilerleyen yıllarda okulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersleriyle ve bireyin ilgisine göre yaygın
din eğitimi yoluyla farklı kurumlarda devam edebilmektedir. Bu din eğitimi, inanılan veya öğrenilen dinin
kutsal metinlerinden yararlanmayı da gerektirmektedir. Çünkü dini metinlerin varoluş amacı, insanlara
rehberlik etmek ve doğru yolu göstermektir. Fakat kutsal metinler, anlaşılması kolay olmayan metinlerdir.
Bu durumda çocuk eğitiminde kullanılacak dini metinlerin, çocuklar tarafından anlaşılabilir düzeyde
olması gerekmektedir. Çocuklar tarafından anlaşılabilir olması, çocukların algılama ve öğrenme
seviyelerine uygun kavram dünyasına ve dile sahip olmasına, fiziksel açıdan ise çocuklara uygun özellikler
barındırmasına bağlıdır. Öyle ki günümüzde bazı dinlerde, bu alanda ve bu amaçla kullanılmak üzere
tasarlanmış çocuklara özel dini metinler bulunmaktadır ve bu metinler halihazırda kullanılmaktadır. Bu
çalışma, pedagojik ilkeler bağlamında çocuk meâllerinin imkânını inceleyerek din eğitiminde olası çocuk
meâllerinin kullanılması durumunda dikkat edilmesi gereken ilkeleri ortaya koymak amacıyla kaleme
alınmıştır. Böylece Kur’an çevirilerinin çocukların gelişim düzeylerine uygun olup olmadığı tartışılmış ve
çocuklara yönelik bir meâlin hazırlanabilirliği pedagojik ilkeler çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Literatürde yer alan kaynaklar, farklı dinlere ait çocuklara yönelik hazırlanmış kutsal metin örnekleri ve
mevcut Kur’an meâlleri incelenmiş; bu bağlamda yapılmış lisansüstü tezler ve yabancı dillerde hazırlanmış
çocuklara yönelik Kur’an çevirileri değerlendirilmiştir. İncelemeler sonucunda mevcut Kur ân meâllerin
dilinin genellikle yetişkinlere hitap edecek biçimde hazırlandığına ulaşılmıştır. Bu meâllerde sadeleştirme
çabaları bulunsa da bu çalışmalar genelde çocukların kavrayabileceği bir anlatım düzeyinden uzaktır. Bu
sebeple bu çalışmada çocuklara hitap eden meâllerin hazırlanması gerektiği ve olası çocuk meâllerinde
dikkat edilmesi gereken pedagojik ilkelerin belirlenmesi üzerinde durulmuştur. Oluşturulabilecek çocuk
meâllerinde, doğal olarak, çocuklara hitap eden bir dil kullanılmalı ve görsellerle desteklenmelidir. Böylece
çocukların ilgisini çekecek, bu ilgiyle birlikte çocuğun okuma, öğrenme, bilme isteği artacaktır. Çalışmanın
konusu, pedagojik ilkeler bağlamında çocuk meâlinin imkânıdır. Bu çalışma, çocuk meâllerinin imkânını
ortaya koymayı ve olası çocuk meâllerine pedagojik anlamda yol göstermeyi hedeflemesi bakımından
önemlidir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan literatür taraması kullanılmıştır. Çalışma
sürecinde literatür taraması yapılmış; başka dinler genelinde ve İslam dini özelinde çocuklar için
hazırlanmış dinî metin örnekleri incelenmiştir. İnceleme sonrasında çocuk meâllerinin imkânı tartışılmıştır.
Bu çalışma sonucunda, çocuklara yönelik dinî metinler dikkate alındığında çocuk meâli oluşturmanın
imkânına ulaşılmış ve bu imkân neticesinde ortaya koyulacak meâllerde dikkat edilmesi gereken pedagojik
ilkelerin neler olduğu belirtilmiştir.