Fiziksel Açıklamanın Sınırları: İslam Düşüncesinde Fiziksel Teoriler ve Bilimsel Yöntemler Sorunu, İstanbul, Turkey, 12 - 13 March 2022, (Unpublished)
Doğal nesnelerin yapısı
ve doğada meydana gelen değişimler konusunda İslam dünyasında kelam, felsefe ve
kimya gelenekleri içerisinde farklı açıklama modelleri geliştirildiği
bilinmektedir. Bu çalışmada kimyevî mîzân teorisi ile İbn Sînâ’nın kimyacılara
yönelik eleştirileri ve iki sistem arasındaki temel ayrım noktalarının ortaya
konması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda öncelikle Câbir b. Hayyân külliyâtında hâsiye,
tabâi‘, tılsım, mizâc, kuvve-fiil ve burhân kavramları merkezinde
inşa edilmiş olan mîzân ilmine dayalı açıklama modeli betimlenecek;
sonrasında İbn Sînâ’nın mîzâç teorisi ve burhân teorisi
bağlamında kimyevî mîzân teorisini nasıl eleştirdiği ele alınacaktır.
Kısaca ifade etmek gerekirse Câbir b. Hayyân külliyatı, ay-üstü ve ay-altı
alemi kapsayacak şekilde atomcu niteliksel bir model inşa etmiştir. Bu
modele göre atomik
bir tarzda dört niteliğin yani sıcaklık, soğukluk, kuruluk ve yaşlığın bir
araya gelmesiyle dört unsur ve dört unsurun bir araya gelmesiyle madenler,
bitkiler, hayvanlar ve insanlar oluşmuştur. Mîzân ilmi, varolanların
temelinde bulunan nitelikleri ve bu niteliklerin oranlarını doğru bir şekilde
tespit etmeyi sağlar. İşte bu nedenle insanoğlu bu ilim sayesinde altın, gümüş
ve hatta insan üretme gücüne sahiptir. Buna karşın İbn Sînâ kimyacılara iki yönden
karşı çıkar: (i) mizaç teorisi gereği nesnelerin özelliklerinin
kendilerini meydana getiren niteliklerin terkiplerine indirgenmesinin doğru
değildir; (ii) nesnelerin insan tarafından yaratılması için fasıllarının
bilinmesi gerekir; fakat burhân teorisi gereği gerçek fasılları bilmek
insan gücü dahilinde değildir.