METAPLASTİK MEME KANSERİ VAKA SERİSİ: TEK MERKEZ DENEYİMİ


Creative Commons License

Kölemen E., Dönmez A., Duman Öztürk S., Çabuk D.

12. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 23 - 27 Nisan 2025, ss.250-251, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.250-251
  • Kocaeli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

AMAÇ: Metaplastik meme karsinomu (MMK), meme tümörlerinin %1'inden

azını oluşturan nadir görülen agresif bir meme kanseri türüdür. 2000 yılında ayrı

bir patolojik varlık olarak tanınmasından bu yana, MMK hastalarının sayısı

yıllar geçtikçe artmaktadır. Kliniğimizde tanı konup tedavi edilen 8 MMK

vakalarını bildirmeyi amaçladık.

GEREÇ-YÖNTEM: Çalışma Ocak 2017-Aralık 2024 tarihleri arasında Kocaeli

Üniversitesi Tıbbi Onkoloji kliniğine başvurup MMK tanısı alan 18 yaş ve üzeri

8 hastaya ait anamnez ve laboratuvar bilgilerinin retrospektif değerlendirilmesi

ile hazırlanmıştır.

Bulgular: Çalışmaya 8 hasta dahil edilmiştir. Hastaların hepsi kadındır. Tanı

anındaki medyan yaş 37 (36-67)’dir. Ortanca tümör boyutu 30 mm'ydi (21-110

mm). İki hastaya meme koruyucu cerrahi uygulandı ve 6 hastaya mastektomi

yapıldı. Sadece bir hastada, nonsentinel nodlarda başka tutulum olmaksızın bir

pozitif sentinel lenf nodu vardı. 2 hasta matriks üreten, İki hastada iğsi hücreli

karsinom, 3 hasta mikst ve 1 hasta da fibromatozis benzeri MMK idi. Hastaların

hepsi üçlü negatif tümöre sahipti. 8 hastada ölçülen ortanca Ki67 skoru %60'ydi

(%27-90). Hastaların hepsi antrasiklin, taksan ve hatta platin içeren neoadjuvan

ya da adjuvan kemoterapi aldı. Medyan takip süresi 16 ay olup takip süresi

boyunca 3 hasta yaşamını yitirmiştir. Medyan hastalıksız sağkalım 20 (3-61) ay

olarak hesaplanmıştır.

SONUÇ: Küçük vaka serimiz literatürle uyumludur. MMK, büyük boyutuna

rağmen nadiren aksiller lenf düğümlerine metastaz yapar ve genellikle yüksek

Ki-67 skorlarıyla agresif seyreden üçlü negatif meme kanseridir. Bu kanser

türünün gelişiminde yer alan moleküler yolların daha iyi anlaşılması,

kişiselleştirilmiş tedavi seçeneklerinin geliştirilmesine katkıda bulunacaktır.

Ancak, MMK’lar hakkındaki veriler hala oldukça sınırlı olduğundan ve MMK

hastaları genellikle klinik çalışmalara dahil edilmediğinden, hastaların tedavi

seçeneklerine yanıtlarını belirlemek ve genel bakımlarını ve sağ kalımlarını

iyileştirmek için karşılanmamış bir tıbbi ihtiyaç vardır.