NEOADJUVAN İKILI HER2 BLOKERI SONRASI PATOLOJIK TAM YANIT (PCR) ELDE EDILEN HER2-POZITIF ERKEN EVRE MEME KANSERI HASTALARININ KLINIKOPATOLOJIK ÖZELLIKLERI


Creative Commons License

Kölemen E., Çabuk D.

On Target Master Oncology, Muğla, Turkey, 18 - 21 September 2025, pp.103-104, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Muğla
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.103-104
  • Kocaeli University Affiliated: Yes

Abstract

Amaç

HER2-pozitif erken evre meme kanseri biyolojik olarak agresif bir alt tiptir; ancak neoadjuvan kemoterapi

(NAKT) sonrası trastuzumab bazlı tedaviler, özellikle patolojik tam yanıt (pCR) elde eden hastalarda, prognozu

anlamlı şekilde iyileştirmektedir. Bu çalışmanın amacı, NAKT sonrası patolojik tam yanıt (pCR) elde edilen

HER2+ meme kanseri hastalarının klinik ve patolojik özelliklerini tanımlamaktır.

Gereç-Yöntem

Kocaeli Üniversitesi, Kocaeli Tıp Fakültesi, Medikal Onkoloji Bölümü’nde 2018-2024 yılları arasında takip

edilen, ikili Her2 blokeri (Trastuzumab ve Pertuzumab) temelli NAKT almış ve cerrahi uygulanmış ve pCR elde

edilmiş HER2 pozitif lokal ve lokal ileri evre meme kanseri hastaları geriye dönük olarak tarandı. Çalışmada

hastaların demografik, klinik ve patolojik özellikleri incelendi.

Bulgular

Bu çalışmada 98 HER2-pozitif erken evre meme kanseri hastası retrospektif olarak incelenmiş 73 hasta

çalışmaya dahil edilmiştir. Medyan tanı yaş 50,7 (IQR: 45–61) olup, hastaların %47’si pre-/peri-menopozal

dönemindeydi. Tümörlerin %41’i grade 3 iken, Ki-67 vakaların %27’sinde %20’nin altında olarak saptandı.

Hormon profili açısından hastaların %53’ü östrojen reseptör (ER) negatif olarak saptandı. Hastaların

%89’unda Her2 immunhistokimya skorları 3+ olarak bulundu. Hastaların büyük çoğunluğu klinik olarak

evre II (%67) iken evre III oranı %30 saptandı. Tümörlerin %66’sı T2, %48’i ise N1 olarak saptandı.

Neoadjuvan tedavi sürecinde hastaların %94’ü antrasiklin bazlı NAKT aldı. Hastaların %71’ine mastektomi,

%29’una meme koruyucu cerrahi uygulandı. Aksilla cerrahisinde ise %77 oranında sentinel lenf nodu

biyopsisi kullanıldı.ER pozitif hastaların %94’ü adjuvan endokrin tedavi aldı ve pre/perimenopozal kadınların

%20’sine over fonksiyon baskılanması tedavisi uygulandı. Adjuvan tedavide tüm hastalar trastuzumab

tedavisi aldı. 29 hastaya genetik test uygulanmış, sadece 1 hastada BRCA1 testi pozitif saptanmıştır.

Medyan 35 ay (IQR: 23,5–45) takip süresinde sadece 5 hastada (%6) nüks saptandı ve nükslerin tümü

santral sinir sistemi (SSS) yerleşimliydi. 3 yıllık iDFS %93 olarak saptanmıştır. Tüm nüksler postmenopozal

hastalarda gözlendi ve sağkalım farkı anlamlıydı (Log-Rank testi, p=0,030). Takip süresince 2 hasta kaybedildi;

bu hastalardan biri meme kanserine bağlı olarak yaşamını yitirdi.

Sonuç

Bu çalışma, NAKT sonrası pCR elde eden HER2-pozitif meme kanseri hastalarının kapsamlı bir profilini

sunmaktadır. Biyolojik heterojeniteye rağmen, hastaların büyük çoğunluğunda yüksek dereceli ve hormon

103reseptörü negatif tümörler mevcuttu. Antrasiklin bazlı rejimler ve mastektomi sık tercih edilen tedavi

yaklaşımlarıydı. Tüm nükslerin SSS’de görülmesi, bu hasta grubunda daha etkili takip yöntemleri ve SSS’ye

yönelik stratejilere duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır.

Anahtar Kelimeler: HER2 pozitif meme kanseri, Neoadjuvan kemoterapi, Patolojik tam yanıt (pCR)

iDFS

Kaplan meier eğrisi

Karakteristik özellikler

Karakteristik özellikler Hastalar

(n=73)

Yaş, median (IQR) 

50,74

(45-61)

Pre-/peri-menopozal durum, n (%) 

34 (47)

Grade 3, n (%) 

30 (41

ER-negatif, n (%) 

39 (53)

Ki-67 <20%, n (%) 

20(27)

Her2 3+ 65(89)


Invaziv duktal karsinom, n (%) 

73(100)

Evre, n (%)

Evre 1 2 (3)


Evre 2 49 (67)


Evre 3 22 (30)


Neoadjuvan tedavi

Anthrasiklin temelli NAKT, n (%) 

69 (94)

Meme cerrahisi

Mastektomi 52(71)


Aksilla cerrahisi

ALND 17(23)


ER+ hastalarda ET kullanımı, n (%) 

37 (94)

pre/peri hastalarda OFS kullanımı, n (%) 

7 (20)

Adjuvan transtuzumab, n (%) 73(100)


Brca pozitifliği, n (n) 1(29)