14. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi, Kütahya, Turkey, 22 - 24 May 2025, pp.83-84, (Summary Text)
The start of e-commerce applications along with the impact of digitalization in the logistics sector has
brought about a significant transformation in the sector. The use of these technologies in international
logistics operations offers significant opportunities in terms of efficiency, security and sustainability.
However, this transformation causes confusion in terms of transportation law and logistics legislation.
The aim of this study is to examine the applicability of digital transformation applications in the context
of international transportation and maritime logistics and, in particular, to address the place of
autonomous maritime transportation systems and blockchain-based logistics contracts in international
law. Within the scope of this study, the compatibility of existing international transportation regulations
such as the CMR, Rotterdam Rules and Hamburg Rules with the changes brought about by digitalization
has been addressed.
Qualitative research was preferred as a method and doctrinal analysis and comparative law analysis were
conducted in this direction. International agreements, legal documents and academic sources were used
as sources. The findings obtained show that current applications cannot meet the needs of the
transformation process and draw attention to the possible inconsistency between legal regulations and
practical applications. In addition, it has been observed that blockchain-based contracts are deficient in
terms of definition in international law and that the decision-making powers of artificial intelligence
systems are not legally limited. As a result of the study, the positive impacts of digitalization on maritime
transport could be observed through operational efficiency and the emergence of new opportunities.
Nonetheless, it has been determined that the lack of international regulations and the existence of
pressing need for a legislative reform constitute a significant setback in terms of the positive impacts in
question. Additionally, suggestions were made to eliminate these gaps and a contribution was made in
the context of making maritime transport law compatible with digital transformation.
Lojistik sektöründe dijitalleşmenin etikisiyle birlikte e-ticaret uygulamalarının başlaması sektörde
önemli bir dönüşümü de beraberinde getirmiştir. Bu teknolojilerin uluslararası lojistik operasyonlarında
kullanımı verimlilik, güvenlik ve sürdürülebilirlik açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Ancak söz
konusu dönüşüm, ulaştırma hukuku ve lojistik mevzuatı açısından kafa karışıklıklarına yol açmaktadır.
Bu çalışmanın amacı, dijital dönüşüm uygulamalarının uluslararası taşımacılık ve deniz lojistiği
bağlamında uygulanabilirliğinin incelenmesi ve özellikle otonom deniz taşımacılığı sistemlerinin ve
blokzincir tabanlı lojistik sözleşmelerinin uluslararası hukuktaki yerinin ele alınmasıdır. Bu çalışma
kapsamında, CMR, Rotterdam Kuralları ve Hamburg Kuralları gibi mevcut uluslararası taşımacılık
düzenlemelerinin dijitalleşmenin getirdiği değişikliklerle uyumluluğu ele alınmıştır.
Yöntem olarak nitel araştırma tercih edilmiş olup bu doğrultuda doktrinel analiz ve karşılaştırılmalı
hukuk analizi yapılmıştır. Kaynak olarak uluslararası sözleşmeler, yasal belgeler ve akademik kaynaklar
kullanılmıştır. Elde edilen bulgular mevcuttaki uygulamaların dönüşüm sürecinin ihtiyaçlarını
karşılayamadığını göstermekte olup yasal düzenlemeler ile pratikteki uygulamalar arasındaki olası
tutarsızlığa dikkat çekmektedir. Ayrıca blokzincir tabanlı sözleşmelerin uluslararası hukukta tanım
açısından eksiklik olduğu ve yapay zekâ sistemlerinin karar alma yetkilerinin hukuken
sınırlandırılmadığı görülmüştür. Çalışma sonucunda dijitalleşmenin deniz taşımacılığı üzerinde olumlu
etkileri gerek operasyonel verimlilik gerekse yeni fırsatların oluşturulması noktalarında görülmektedir.
Buna karşın hukuki bağlamda mevzuat eksikliği ve ivedi düzenleme yapılması ihtiyacının varlığının bu
olumlu etkilerin önünü kestiği tespit edilmiştir. Ayrıca, bahse konu boşlukların giderilmesine yönelik
öneriler sunularak, deniz taşımacılığı hukukunun dijital dönüşüme uyumlu hale getirilmesi bağlamında
katkı sağlanmıştır.