Brakial Pleksus ile Çevrili Dev Lipomun Cerrahi Yönetimi


Aras A., Ervar E., Uzun C., Yaşar E. K., Alagöz M. Ş.

TPRECD 47. ULUSAL KURULTAYI , Antalya, Türkiye, 15 - 19 Ekim 2025, ss.266-267, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.266-267
  • Kocaeli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş: Aksiller bölgede görülen dev lipomlar nadir olmakla birlikte, yerleşimlerinin nörovasküler yapılara yakınlık ve fonksiyonel kısıtlılığa yol açması sebebiyle tanı ve tedavide zorluk oluşturur. Çapı 10 cm’den büyük veya 1000 gramdan ağır olan lipomlar “dev lipom” olarak tanımlanır. Aksiller bölgedeki dev lipomlara yaklaşım olarak anterior aksiller insizyon, transaksiller yaklaşım ve endoskopik yöntemler yer almaktadır. Biz bu çalışmada anterior aksiller insizyonla açık cerrahi yöntemi tercih ettik. Operasyon süresi, brakial pleksus ve aksiler ven ile olan ilişkisi, komplikasyonlar ve kozmetik sonuçlar açısından olguyu değerlendirdik.

Materyal-Metod: Bilinen astım tanılı 43 yaşındaki kadın hastanın 5 sene önce sağ aksiller bölgede şişlikle başlayan ve giderek büyüyen, ağrı ve hareket kısıtlılığına sebep olan kitlesine yönelik olarak sağ omuz kontrastlı manyetik rezonans görüntülemede sağ aksiller bölge toraks duvarı sağ lateral kesimi dolduran yaklaşık 13x7x10 cm boyutlara ulaşan T1A’da hiperintens T2 yağ baskılı sekanslarda baskılanan aksiller bölgeden kol düzeyi triceps kası arasına doru uzanımı bulunan intravenöz kontrast madde enjeksiyonu sonrası kontrast tutulumu göstermeyen lipom ile uyumlu yer kaplayıcı lezyon saha görünümü izlenmektedir.

Cerrahi Teknik: Sağ aksiller bölgedeki lipoma yönelik anterior aksiller insizyonla başlandı. Lipomun kapsülünün brakial pleksus ile çevrili olduğu izlendi. Brakial pleksusun dalları tek tek ortaya konuldu ve daha sonrasında askılandı. Aksiller venin de lipom ile ilişkili olduğu izlendi ve vaka boyunca korundu. Kitlenin kapsülü soyulup total eksizyonu gerçekleştirildi. Çıkarılan materyal incelenmek üzere patolojiye gönderildi. Kanama kontrolü ve fibrin glue uygulaması yapıldı. 1 adet hemovac dren yerleştirildi. Cilt altı dokular PDS ile cilt Prolen ile katlarına uygun sütüre edildi. Bulgular: Sağ aksilla eksizyon materyali lipom olarak raporlanmıştır. 1500 gram ağırlığında 16x15x10 cm boyutlarında dış yüzeyinde ince fibröz kapsülü bulunan kesit yüzü sarı yağlı homojen görünümde nodüler lezyonda belirgin atipi, nekroz, mitoz ve lipoblast gibi liposarkom lehine aşikar bulgu görülmedi. Olguda nörovasküler yapılara zarar verilmedi. Operasyon süresi 120 dakika olarak kaydedildi. İnterkostobrakiyal kaynaklı parestezi izlenmedi. Aksiller ven veya brakial pleksus hasarı izlenmedi. 6 aylık postoperatif takipte nüks gözlenmedi.

Sonuç: Aksiller bölgedeki dev lipomlar açık cerrahi eksizyonla güvenli ve etkin biçimde tedavi edilebilir. Cerrahi yaklaşımın iyi planlanması, nörovasküler hasarı minimize ederken fonksiyonel ve estetik başarıyı artırır. Minimal invaziv yöntemler seçilmiş küçük/orta boyutlu lezyonlarda avantaj sunsa da dev tümörler için altın standart hâlen açık cerrahidir. Tartışma: Dev aksiller lipomlar nadir görülmekle birlikte, anatomik yerleşimleri nedeniyle cerrahi olarak dikkat gerektirir. Özellikle brakial pleksus ve aksiller ven ile yakın ilişkileri nedeniyle cerrahi yaklaşım iyi planlanmalıdır. Cerrahi tercih genellikle açık eksizyon yönündedir, derin yerleşimli veya büyük kitleler için kapalı yöntemlerin yetersiz olduğu vurgulanmıştır.Minimal invaziv yöntemler (örneğin liposuction, endoskopik rezeksiyon), seçilmiş küçük lipomlar için avantaj sağlasa da, dev lipomlarda kapsül bütünlüğünü bozabilir ve maligniteyi gözden kaçırma riski taşır. Histopatolojik inceleme zorunludur. Dev lipomlar çoğunlukla benign olsa da, iyi diferansiye liposarkomlar makroskopik olarak benzer görünebilir. Bu nedenle her cerrahi örnek detaylı incelenmelidir. Literatüre göre %2–4 oranında liposarkom olgusu dev lipom gibi sunulmuştur (Bhaskaran et al., 2020). Komplikasyonlar genellikle minimal ve geçicidir. En sık karşılaşılan komplikasyon interkostobrakiyal sinirin geçici parestezisidir. Sinir monitörizasyonu önerilmemekle birlikte, büyük olgularda dikkatli diseksiyon tekniği bu riski azaltır.Nüks oranı çok düşüktür, kapsülü ile birlikte yapılan eksizyonlar nüks ihtimalini azaltır. Kozmetik sonuçlar, özellikle kadın hastalarda önem taşır. Anterior aksiller insizyonlar doğal deri katlantılarından geçirilerek hem geniş cerrahi alan sağlar hem de estetik olarak iyi sonuçlar verir.

Kaynaklar: 1.Giant axillary lipoma — A rare case report with review of literatüre November 2015Hellenic Journal of Surgery 86(6):383-385 DOI:10.1007/s13126-014-0164-3 2.Bashir M, Zaki IA, Mahajan MK. Gaint axillary lipoma following excision. Indian J Surg. 2013 Jun;75(Suppl 1):158-9. doi: 10.1007/s12262-012-0561-1. Epub 2012 Jun 16. PMID: 24426549; PMCID: PMC3693297. 3.Vandeweyei, E., & ScagnoI, I. (2005). Axillary Giant Lipoma: a Case Report. Acta Chirurgica Belgica, 105(6), 656–657. https://doi.org/10.1080/00015458.2005.11679 797 4.Giant lipomas: A 130-year literature review, case series, and introduction of an intuitive management algorithm October 2024Giornale di Chirurgia - Journal of Surgery 44(6):e57 DOI:10.1097/IA9.0000000000000057 5.Guler O, Mutlu S, Mahirogulları M. Giant lipoma of the back affecting quality of life. Ann Med Surg (Lond) 2015; 4(3): 279-282. doi:10.1016/j.amsu.2015.08.001.

Anahtar Kelimeler: Brakial pleksus, aksiller ven, dev lipom, yumuşak doku tümörü