Türkiye’de İklime Dirençli Spor Yönetişimi İçin Bir Alan Araştırması: Kocaeli’de açık alan spor etkinliklerinin iklim dirençliliği


Uğurlu Ortaç Ö., Yüksel Altıntaş H.

11. Kent Araştırmaları Kongresi Bildiri Özet Kitabı , Ankara, Türkiye, 12 - 14 Ekim 2026, ss.407-409, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.407-409
  • Kocaeli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Günümüzde iklim değişikliğine uyum politikalarının temel hedeflerinden biri, toplumların ve kurumların iklim kaynaklı riskler karşısındaki dirençliliğini artırmaktır. Bu dirençlilik yaklaşımı, fiziksel altyapının yanı sıra karar alma süreçlerinin, kurumsal koordinasyonun ve çok düzeyli yönetişim mekanizmalarının güçlendirilmesini gerektirir. İklim kriziyle önemli ölçüde etkileşim hâlinde olan spor etkinlikleri ise bu tartışmalarda henüz yeterli ilgiyi görememiştir. 

İklim değişikliği ile spor arasındaki ilişki, sporun hem krizin derinleşmesine neden olan bir fail hem de bu krizden doğrudan etkilenen bir mağdur olduğu, çift yönlü bir etkileşimdir. Ancak bu çalışmada etkileşimin tek yönü, yani spor etkinliklerinin iklim kaynaklı riskleri, özellikle açık alan sporları üzerindeki etkilerini kapsama alınmakta, risk karşısında kurumsal hazırlığın, karar alma süreçlerinin ve kurumlar arası koordinasyonun nasıl geliştirilebileceğine odaklanılmaktadır. 

Artan sıcak hava dalgaları, aşırı yağışlar, hava kirliliği ve diğer aşırı hava olayları, yalnızca sporcu performansını değil; sporcu ve seyirci sağlığını, organizasyon sürekliliğini ve kamu kurumlarının karar alma süreçlerini de doğrudan etkilemektedir. 2025 yılında yaşanan olaylar bu etkinin boyutlarını açıkça göstermektedir: FISU Dünya Üniversite Kış Oyunları Torino'da yetersiz kar yağışı nedeniyle suni kar desteğiyle yapılabilirken, Türkiye'deki Kış Spor Oyunları bir yıl ertelenmek zorunda kalınmıştır. Avustralya Açık Tenis Turnuvası'nda sıcaklıkların 35°C-40°C'ye ulaşması üzerine “Aşırı Isı Politikası" devreye alınmış; Avrupa ve Orta Doğu'daki yerel liglerde maçların 21:00-22:00 saatlerine kaydırılması standart hâle gelmiştir. İngiltere ve Avrupa genelinde kış fırtınaları nedeniyle çok sayıda alt lig maçı sular altında kalırken, Sri Lanka ve Endonezya'daki bölgesel futbol ve kriket turnuvaları şiddetli seller nedeniyle süresiz askıya alınmıştır 

Uluslararası düzeyde DSÖ'nün 2015'te başlattığı Beat the Heat İnisiyatifi, WMO ve ILO ortaklığıyla spor etkinlikleri başta olmak üzere toplu organizasyonlarda aşırı sıcak, hava kirliliği ve UV maruziyetine bağlı sağlık risklerini azaltmayı hedeflemekte; COP30'da sunulan Beat the Heat Uygulama Rehberi (UNEP, 2025) ise yerel düzeyde aşırı sıcaklara karşı çözümleri hızlandırmayı amaçlamaktadır. Akdeniz Bölgesi’nde yer alan ve 2026 yılında COP31’e ev sahipliği yapacak olan Türkiye’de spor etkinliklerini iklim değişikliği bağlamında sistematik, bölgesel farklılıkları gözeten ve kurumsal karar alma süreçlerine entegre edilmiş biçimde ele alan çalışmalar son derece sınırlıdır. Ayrıca Türkiye UNEP Soğutma Koalisyonu’nda yer almamakta, buna karşın Olimpiyat oyunları gibi büyük spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmak için aday olmaktadır ve adaylıklarını da sürdürecek gözükmektedir.   

Türkiye'nin iklim değişikliği uyum ve azaltım strateji belgeleri, yerel eylem planları ile afet müdahale ve risk azaltma planları bulunmakla birlikte, spor etkinliklerinde iklim kaynaklı risklerin yönetimi, müdahale eşikleri ve acil yeniden planlamaya dair uygulanabilir bir yönetişim modeli bu planlarda bulunmamaktadır. Ayrıca Türkiye'de iklim uyumu ve afet risk yönetimi planları idari sınırlara göre hazırlanmaktadır. Oysa iklim risklerinin mekânsal dağılımı idari sınırlarla değil, iklim bölgeleriyle örtüşmektedir. İklim uyum stratejilerinin ve bunları hayata geçirecek çok düzeyli yönetişimin iklim bölgeleri ölçeğinde modellenmesi gerekliliği başka bir bildirinin konusu olmakla birlikte, bu çalışmada, iklim bölgeleri ölçeğinde yönetişim modellerinin gerekliliği sıklıkla vurgulanacaktır.

Araştırma, elde edilecek bulguların Türkiye genelinde farklı iklim bölgelerini kapsayacak daha geniş ölçekli araştırmalar için yöntemsel ve kavramsal bir temel oluşturabileceği varsayımından hareketle Kocaeli ilinde gerçekleştirilecek görüşmeleri bir pilot uygulama olarak ele almaktadır. Bu yönüyle çalışma, iklim değişikliğine uyum politikalarının yalnızca yerel yönetimlerin idari sınırları üzerinden değil, iklim bölgelerinin kendine özgü risk ve kırılganlıklarını da dikkate alan çok düzeyli yönetişim modelleriyle desteklenmesi gerektiği yönünde bir tartışma açmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın ana sorusu “Kocaeli’deki spor etkinlikleri, iklim değişikliğine bağlı riskler karşısında, bölgesel farklılıklar dikkate alınarak, nasıl daha güvenli, sürdürülebilir ve iklime dirençli biçimde yönetilebilir?”dir. Çalışmanın alt soruları ise şunlardır: Kocaeli’nin iklim karakteristiğine göre spor etkinliklerini etkileyen başlıca iklimsel riskler nelerdir ve bu riskler süreçleri nasıl etkilemektedir? Hangi durum ve risk eşiklerinde, hangi yönetsel müdahaleler (izleme, uyarı, erteleme, mekânsal aktarım vb.) devreye alınmalıdır? Olağanüstü iklim koşullarında spor etkinliğinin başka bir ile aktarılmasına yönelik ölçütler ve karar mekanizmaları neler olmalıdır ve nasıl yapılandırılmalıdır?

Araştırmada ilk aşamada kapsamlı bir literatür taraması sonucunda uluslararası iyi uygulama örnekleri ve politikaları belirlenip örnek uygulamalar üzerinden ve literatürden yararlanarak hazırlanacak sorularla ilgili bakanlık il müdürlükleri, federasyon il temsilcileri, belediye birimleri ve akademisyenlerden oluşan görüşmecilerle derinlemesine görüşmeler yapılacaktır. Görüşmecilerin temsil ettikleri kurumlar düzeyinde özellikle Kocaeli ili boyutunda iklim riski algısı, kurumsal hazırlık düzeyi belirlenmeye çalışılacaktır.

Yarı yapılandırılmış görüşmeler altı tema etrafında yürütülecektir: kurumların iklim değişikliği algısı, kurumsal hazırlık düzeyi, karar alma süreçleri, kurumlar arası koordinasyon, iklim kaynaklı risk eşikleri ve politika önerileri. Görüşmelerden elde edilen bulgular tematik analiz yöntemiyle değerlendirilecek; farklı kurumların risk algıları, sorumluluk alanları ve müdahale yaklaşımları karşılaştırmalı olarak analiz edilecektir. Araştırmanın, çok düzeyli yönetişim, yerel yönetimler ve katılımcı iklim politikaları literatürüne katkı sunmasının yanı sıra, akademi, yerel yönetimler ve spor kurumları arasında bilgi paylaşımını güçlendirmesi beklenmektedir.

Anahtar Kelimeler: İklim krizi, spor etkinlikleri, iklim yönetişimi, yerel iklim uyumu, dirençlilik.

One of the primary objectives of contemporary climate change adaptation policies is to strengthen the resilience of communities and institutions to climate-related risks. This approach to resilience requires improvements in decision-making processes, institutional coordination, and multilevel governance mechanisms, alongside physical infrastructure. However, sports activities, which are significantly affected by and closely interconnected with the climate crisis, have not yet received sufficient attention in these discussions.

The relationship between climate change and sport is characterised by a two-way interaction, in which sport is both a contributor to the intensification of the climate crisis and a sector directly affected by its consequences. This study, however, focuses on one dimension of this interaction, namely the climate-related risks affecting sports activities, particularly outdoor sports. It examines how institutional preparedness, decision-making processes, and interinstitutional coordination can be improved to manage these risks.

Increasing heatwaves, extreme precipitation, air pollution, and other extreme weather events directly affect not only athletic performance but also the health of athletes and spectators, the continuity of sporting events, and decision-making processes within public institutions. Events in 2025 clearly illustrated the extent of these impacts. While the FISU World University Winter Games in Turin were able to proceed with the support of artificial snow due to insufficient snowfall, the Winter Sports Games in Türkiye had to be postponed for one year. At the Australian Open, the Extreme Heat Policy was activated when temperatures reached 35–40°C, while rescheduling matches to 21:00–22:00 became standard practice in local leagues across Europe and the Middle East. Winter storms caused the flooding of numerous lower-division football pitches in England and across Europe, while regional football and cricket tournaments in Sri Lanka and Indonesia were suspended indefinitely due to severe flooding.

At the international level, the World Health Organization's (WHO) Beat the Heat Initiative, launched in 2015 in partnership with the World Meteorological Organization (WMO) and the International Labour Organization (ILO), aims to reduce health risks associated with extreme heat, air pollution, and ultraviolet (UV) exposure at mass gatherings, particularly sporting events. The Beat the Heat Implementation Guide (UNEP, 2025), presented at COP30, seeks to accelerate local solutions to extreme heat. In Türkiye, a Mediterranean country that will host COP31 in 2026, studies addressing sports activities in the context of climate change through systematic approaches that account for regional differences and integrate climate-related risks into institutional decision-making processes remain extremely limited. Furthermore, Türkiye is not a member of the UNEP Cool Coalition, despite its ongoing interest in hosting major international sporting events, including the Olympic Games, and its apparent intention to continue pursuing such bids.

Although Türkiye has national climate change adaptation and mitigation strategy documents, local action plans, and disaster response and risk reduction plans, these frameworks do not provide an operational governance model for managing climate-related risks in sporting events, establishing intervention thresholds, or implementing emergency rescheduling procedures. Moreover, climate adaptation and disaster risk management plans in Türkiye are generally developed according to administrative boundaries. However, the spatial distribution of climate-related risks does not necessarily correspond to administrative boundaries but is more closely associated with climatic regions. Although the need to develop climate adaptation strategies and the multilevel governance arrangements required for their implementation at the scale of climatic regions is the subject of a separate paper, this study repeatedly emphasises the importance of governance models organised around climatic regions.

The research considers the interviews to be conducted in Kocaeli Province as a pilot study, based on the assumption that the findings may provide a methodological and conceptual foundation for larger-scale research encompassing different climatic regions across Türkiye. In this respect, the study seeks to initiate a discussion on the need to support climate change adaptation policies through multilevel governance models that account for the specific risks and vulnerabilities of climatic regions, rather than relying exclusively on the administrative boundaries of local governments.

The main research question is: "How can sporting events in Kocaeli be managed in a safer, more sustainable, and climate-resilient manner in response to climate change-related risks, while taking regional differences into account?"

The study addresses the following subsidiary research questions:

What are the principal climate-related risks affecting sporting events in Kocaeli, given the province's climatic characteristics, and how do these risks influence the organisation and management of sporting activities?

Under which conditions and at what risk thresholds should specific management interventions, such as monitoring, warnings, postponement, or relocation, be implemented?

What criteria and decision-making mechanisms should govern the relocation of sporting events to another province under exceptional climatic conditions, and how should these mechanisms be structured?

In the first stage of the research, a comprehensive literature review will be conducted to identify international policies and examples of good practice. Drawing on this review and selected practical examples, interview questions will be developed for in-depth interviews with representatives of relevant provincial directorates of ministries, provincial representatives of sports federations, municipal departments, and academics. These interviews will seek to assess institutional perceptions of climate-related risks and levels of institutional preparedness, particularly in relation to Kocaeli Province.

The semi-structured interviews will be organised around six themes: institutional perceptions of climate change, institutional preparedness, decision-making processes, interinstitutional coordination, climate-related risk thresholds, and policy recommendations. The findings will be examined using thematic analysis, enabling a comparative assessment of the risk perceptions, areas of responsibility, and intervention approaches of different institutions.

The study is expected to contribute to the literature on multilevel governance, local governments, and participatory climate policies, while strengthening knowledge exchange among academia, local authorities, and sports institutions.

Keywords: Climate crisis; sporting events; climate governance; local climate adaptation; resilience.