SAĞLIK BİLİMLERİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR: KURAM, YÖNTEM, UYGULAMA-1, AYDIN GAYE, UZUN LATİFE, Editör, Duvar Yayınları, İzmir, ss.1-29, 2025
Son 50 yılın Klimatoloji verilerine göre, küresel ısınma ve iklim değişikliği öngörülenlerin ötesinde artmış, süregelen sıcaklık ortalaması 2024’te 1,5℃’yi geçmiştir. İklimsel fırtınalar, anormal yağışlar, su taşkınları gibi aşırı hava olayları ve sonrasında megakentlerde meydana gelen “kent selleri” insan yaşamını ve patojenleri taşıyan “vektörlerin biyolojisini” derinden etkilemekte, onların ekolojik dengelerini bozmakta ve ‘çevresel disbiyoz’u tetiklemektedir. Son yarım yüzyıldaki aşırı kentleşme, iklim değişikliği, vektörler ekolojisinin bozulması ve vektörlerle bulaşan hastalıklar (VBH’ler) prevalansındaki artış, “kent zoonozlarını” tetikleyen temel nedenlerdir. İklimsel afetlere ilişkin meteorolojik veriler ve yeniçıkan patojen artışları, patojenlerin türatlaması ve/veya bölge değiştirmesi, bunların salgınlarına ilişkin epidemiyolojik bulgular yalnızca insan sağlığının tehlikede olmadığını göstermektedir. Süregelen ‘Yeniçıkan Vektörel Hastalıkların’ yaygınlaşması, kentsel atıkların iyi yönetilmediği yerleşim alanlarında ‘kemiriciler kaynaklı kent zoonozlarının’ artması, kent ekolojisi bakımından potansiyel biyotehditleri vurgulamaktadır. Son yıllarda, iklim değişikliğine bağlı insan, hayvan, bitki, çevre ve ekosistem (İHBÇE)-arayüzündeki etkileşimler VBH’ler riskini artırmakta, insanlık iklimsel afetler yüzünden çokbileşenli biyotehditlerle yüzleşmektedir. Geçmişten farklı dinamiklerle 21. yüzyılın gündemi olan klimatolojik, ekolojik, vektörel ve zoonotik tehditler “birbiriyle bağlantılı” olmanın ötesinde, taşıdıkları potansiyel riskler bakımından yaşamı çokyönlü tehdit etmeyi sürdürmektedirler. Dolayısıyla, kent selleri benzeri iklimsel afetler, sulak alanlardan kaynaklanan VBH’ler ve yeniçıkan patojenlerin yol açtığı kent zoonozları “iklim değişikliğine dirençli ve sağlıklı şehirler kurma”paradigmasının ve disiplinlerarası işbirliğinin dışında düşünülemez. Çağımızın karmaşık sağlık sorunlarının “çokfaktörlülüğü” ile sosyoekolojik olay ve olgular arasındaki “karşılıklı bağlantılılıkların” çözümü yeni yaklaşım gerektirmektedir. Bu nedenle, Tek Sağlık Düşüncesinin bütüncül ilkelerinden beslenen Tek Sağlık Eğitimi (TSE), karmaşık sağlık sorunlarını ve “karşılıklı bağlantılılık” olgusunu ve etkilerini anlatmanın işlevsel aracıdır. TSE, akademik eğitim sürecinde İHBÇE-arayüzündeki dinamik tehditleri anlamanın, bütüncül yaklaşım ve eleştirel düşünme becerileri kazandırmanın yoludur. TSE, iklimsel afetlerinin ve mikrobiyal tehditlerinin sosyoekonomik, sosyoekolojik yansımalarını topluma aktarmanın, iletişim ortamlarında “bilgisalgını’nı” önlemenin yegâne yöntemidir. Günümüzde, disiplinlerarası işbirliğinde sürdürülebilirliği sağlamanın, yukarıda vurgulanan tehdit ve risklerden korunmanın yolu TSE’ni yaygınlaştırmayı gerektirmektedir. Özetle, olası iklimsel afetler ve mikrobiyal tehditlerle yüzleşmemek, “iklim değişikliğine dirençli ve sağlıklı şehirler kurma” paradigmasında sürdürülebilirliği sağlamak için TSE vazgeçilmezdir.
Anahtar Kelimeler: Kent zoonozları, Vektörler Sorunu, Tek Sağlık Eğitimi, Kent selleri, Çevresel disbiyoz