II Dünya Savaşından Sonra 0rtaya Çıkan Yeni Bir Hak Kategorisi Olarak Dayanışma Hakları


Çelik S.

KOÜ 8. Uluslararası Felsefe Günleri 10-11-12 Mayıs 2010, ”DAYANIŞMA, Kocaeli, Turkey, 10 - 12 May 2010

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Kocaeli
  • Country: Turkey

Abstract

İnsan hakları kavramının oluşmaya başladığı 17. Yüzyıldan günümüze kadar insan haklarını sayan ve sınıflandıran çok sayıda liste olmuştur. Bugün insan haklarının üç kuşak hak kategorisi altında sınıflandırıldığını görmekteyiz. Birinci Kuşak Haklar altında “Klasik Haklar” yer alır. İkinci Kuşak Haklar altında ise “Sosyal Haklar” sıralanmıştır. Birinci kuşak hakların temel özelliği, burjuvazinin talebi olarak ortaya çıkması ve bireylere devletin müdahale edemeyeceği özgür bir alan yaratmasıdır. İkinci kuşak haklar ise sanayi devrimi ile ortaya çıkan işçi sınıfının talepleri ve mücadeleleri sonucunda elde edilmiştir ki bu kuşak hakların temel özelliği gerçekleşebilmesi için devletin müdahalesine ihtiyaç duymasıdır. II. Dünya Savaşından sonra ise, 20. yüzyılın son dönemlerinde yaşanan teknolojik ve bilimsel gelişmelerin yarattığı sorunların da etkisiyle daha öncekilerden farklı yeni hakların ortaya çıktığını görüyoruz. Üçüncü Kuşak Haklar olarak sınıflandırılan bu yeni hak kategorisinin bir başka adı da “Dayanışma Hakları”dır. Diğer kuşak haklardan farklı olarak bu hakların gerçekleşmesi için devletin, bireylerin ve grupların dayanışmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bildirimizde Dayanışma Haklarının neler olduğu, doğuşu, gelişmesi ve diğer hak kategorileriyle olan farkı ve ilişkisi irdelenecektir.
İnsan hakları kavramının oluşmaya başladığı 17. Yüzyıldan günümüze kadar insan haklarını sayan ve sınıflandıran çok sayıda liste olmuştur. Bugün insan haklarının üç kuşak hak kategorisi altında sınıflandırıldığını görmekteyiz. Birinci Kuşak Haklar altında “Klasik Haklar” yer alır. İkinci Kuşak Haklar altında ise “Sosyal Haklar” sıralanmıştır. Birinci kuşak hakların temel özelliği, burjuvazinin talebi olarak ortaya çıkması ve bireylere devletin müdahale edemeyeceği özgür bir alan yaratmasıdır. İkinci kuşak haklar ise sanayi devrimi ile ortaya çıkan işçi sınıfının talepleri ve mücadeleleri sonucunda elde edilmiştir ki bu kuşak hakların temel özelliği gerçekleşebilmesi için devletin müdahalesine ihtiyaç duymasıdır. II. Dünya Savaşından sonra ise, 20. yüzyılın son dönemlerinde yaşanan teknolojik ve bilimsel gelişmelerin yarattığı sorunların da etkisiyle daha öncekilerden farklı yeni hakların ortaya çıktığını görüyoruz. Üçüncü Kuşak Haklar olarak sınıflandırılan bu yeni hak kategorisinin bir başka adı da “Dayanışma Hakları”dır. Diğer kuşak haklardan farklı olarak bu hakların gerçekleşmesi için devletin, bireylerin ve grupların dayanışmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bildirimizde Dayanışma Haklarının neler olduğu, doğuşu, gelişmesi ve diğer hak kategorileriyle olan farkı ve ilişkisi irdelenecektir.