KÜLTÜR TURİZMİ EKSENİNDE YARATICI TURİZM


Creative Commons License

Polat Üzümcü T. (Editör)

Pegem A Yayıncılık, Ankara, 2020

  • Basım Tarihi: 2020
  • Yayınevi: Pegem A Yayıncılık
  • Basıldığı Şehir: Ankara

Özet

Kültür kavramı milattan önce birinci yüzyıldan bu yana kullanılmış ve bir insan topluluğunun düşünsel, sanatsal, teknik, felsefi tüm üretim ve varlıkları olarak tanımlanmıştır. Kültür kavramı iki önemli tarihsel eksende ele alınmaktadır. Birincisi kültürün bir miras olduğudur ve bu miras süreklilik ve düzenlilik kazandığında yani gelecek kuşaklara aktarıldığında o toplumun bir kültürü olduğunun anlaşılmasıdır. İkincisi ise kültürün bir toplumsal yapı olduğudur ve sürekli yenilenerek tekrar inşa edildiği ve topluluklar arasında sınırları koruduğudur. Tarihsel süreçte, kültür kavramının değişimi

sonucunda kullanımında gözlenen farklılıklar ile kültür; bir birey, grup ya da toplumun entelektüel ruhsal ve estetik gelişimini ifade etmekte, entelektüel ve sanatsal faaliyetleri ve bunların ürünleri -film, resim, tiyatro- ile bir insanın, grubun veya toplumun tüm yaşam biçimini, faaliyetlerini, inançlarını ve göreneklerini de kapsamaktadır.

Bir toplumun bireylerini ortak payda da birleştiren, aralarındaki dayanışma ve birlik duygularını güçlendiren, kimliği, kültürü, tarihi ile ilgili somut ve soyut değerlerin tümü ise kültürel mirastır. Kültürel miras kavramı kültür varlıklarının tüm insanların mirası olduğuna da vurgu yapmakta, bu nedenle devletler üstü ve uluslararası nitelik kazanmaktadır. Kültürün ve kültürel mirasın sürdürülebilirliğinin sağlanmasında turizm etkili bir araçtır ve turizm ile bağlantı kurmadan kültürlerin sergilenmesi, gösterilmesi ve tanıtılması zordur. Günümüzde kültürel miras açısından zengin ülkeler turistlerin ilgisini çekmekte ve pek çok ülke için turizm gelirlerinin sürekliliğinin ve sürdürülebilirliğinin sağlanması büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda toplumların sahip olduğu kültürel mirasın korunarak sonraki nesillere aktarılması, kültürün sonraki nesiller tarafından bilinmesi, korunması ve sürdürülmesi bir zorunluluk halini almaktadır.

Küreselleşme, yeni siyasi ve ekonomik dünya, farklı kültürlere olan ilgi, ürün ve hizmetlerin tercihlerinde ve turist profilinde değişimi beraberinde getirmiş,

turistler iletişim ve bilgi teknolojilerinin gelişimi ve yaşanan sosyo-ekonomik değişimlerle birlikte farklı kültürlerin farkına vararak yeni bakış açıları geliştirmişlerdir. Turistler sıradanlaşan, her yerde olabilen ürünler ve destinasyonlar yerine, eski medeniyetlerin ya da kültürlerin izlerini görmenin yanında kendi kültürleri dışındaki yerel kültürlere de ilgi duymaya başlamışlardır. Bu değişimle birlikte, somut kültürden somut olmayan kültüre yönelik artan ilginin, eski yapı ve anıtları ziyaret etmek yerine mekân odaklı turizm anlayışının, turizmi ve kültürel turizmi değiştirmeye başladığını ve kültür turizmine olan bu talebin artmasıyla kültürel çekiciliklerin kaynaklarının da çeşitlenmeye başladığı görülmektedir. Kültürel turizmde yaşanan bu değişimler, kültürel turizm pazarında da kimi değişikliklere neden olmuş, turistler otantik ve gerçek deneyimler talep etmeye başlamış ve bunun sonucunda yaratıcı (deneyimsel) turist olarak nitelendirilen yeni bir turist tipi ve yaratıcı turizm olarak anılan yeni nesil bir kültür turizmi ortaya çıkmış, bir başka ifadeyle kültürel turizmden yaratıcı turizme geçiş başlamıştır.

Yaratıcı turizm her ne kadar bir kültür turizmi türü olsa da temelde kültür turizminden farklıdır ve geleneksel kültür turizmi izlemeye, görmeye ve düşünmeye dayalı iken, yaratıcı turizm deneyime, katılmaya ve öğrenmeye yöneliktir. Kültürel turizmin odağında; müzeler, ören yerleri gibi somut tarihi ve kültürel miras unsurları yer alırken, yaratıcı turizmde somut unsurlar yanında geleneksel yaşama ait somut olmayan kültürel unsurlar da yer almaktadır. Ayrıca yaratıcı turizmde turistler gittikleri destinasyonun özelliği olan kurslara ve öğrenme deneyimlerine aktif katılım yoluyla yaratıcı potansiyellerini geliştirme olanağı bulmaktadır. Günümüzde yeni yetenekler kazanmak, yeni bir şeyler denemek-öğrenmek ve yapmak isteyen ve yeni hazlar tatmak isteyen yaratıcı turistler, seyahat ettikleri ülkelerin kültürüyle yakınlaşmak istemektedir. Ünlü düşünür Konfüçyüs’ün “duyarsam unuturum, görürsem hatırlarım, yaparsam öğrenirim” sözü, yaratıcı turizmin hareket noktasını oluşturmuştur. Kültür Turizmi Ekseninde Yaratıcı Turizm isimli bu kitapta; öncelikle ilk bölümde Kültür Kavramı ve Kültürün Ögeleri, Kültür ve Küreselleşme, Kültür ve Sürdürülebilirlik ile Kültürel Miras kavramlarına yer verilmiştir. İkinci bölümde; Kültür Turizmi ana başlığı altında kültür turizmi türleri olan; Kültürel Miras Turizmi, İnanç Turizmi, Etnik Turizm, Etkinlik Turizmi, Kongre Turizmi, Gastronomi Turizmi, Şarap Turizmi, Kırsal Turizm, Hüzün Turizmi, Diaspora Turizmi, İpek Yolu Turizmi ve Foto Safari Turizmi hakkında bilgiler, Dünyadan ve Türkiye’den örnekler ve görsellere yer verilmiştir. Son bölüm olan Yaratıcı Turizm bölümünde ise; Yaratıcılık Kavramı, Yaratıcı Ekonomi, Yaratıcı Endüstri, Yaratıcı Sınıf ve Yaratıcı Turizm kavramlarına değinilerek, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı ve

Türkiye’den katılan yaratıcı şehirlere yer verilmiştir. Ayrıca yaratıcı turizm amaçlı kullanılabilecek kültürel kaynaklar ile yaratıcı turizm ödülleri, Dünya’dan ve Türkiye’den örnek yaratıcı turizm uygulamaları da görsellerle birlikte yer almıştır.