COVID-19 Pandemisi Sürecinde Sosyal Medya Kullanım Özelliklerinin Anksiyete Düzeyi ve COVID-19 Hastalığı Kontrol Algısına Etkileri


Creative Commons License

Şentürk E., Geniş B. , Menkü B. E. , Coşar B.

5. Psikiyatri Zirvesi & 12. Anksiyete Kongresi, Antalya, Türkiye, 28 - 31 Ekim 2020, ss.248

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Doi Numarası: 10.13140/rg.2.2.28983.14245
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.248

Özet

Giriş ve Amaç: Sosyal medya kullanıcıları pandeminin başlangıcından itibaren COVID-19’a ilişkin vaka ve ölüm sayıları, virüs kaynağı, aşı geliştirme süreci, hastalık semptomları, bulaş yolları, önleme ve tedavi yöntemleri hakkında haberlerle bombardımana tutuldu. Bu çalışma, haber kaynaklarının türü ve haberlerin doğrulanmasının önemli olduğu ve bunların kaygı düzeyini ve COVID-19 hastalığı kontrol algısını etkilediği düşünülerek planlanmıştır. Farklı sosyal medya hesaplarına (resmi veya resmi olmayan) güvenmenin, sosyal medya paylaşımlarını diğer haber kaynakları ile doğrulamanın, olumsuz COVID-19 sosyal medya içeriklerine maruz kalma sıklığının bu durumu etkileyebileceği düşünülmektedir. Çalışmanın amacı, bu üç değişkenin katılımcıların anksiyete düzeyi ve COVID-19 hastalığı kontrol algısı üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmaktır.___Yöntem: Örneklem 1516 yetişkinden oluşmaktadır (Tablo 1). COVID-19 sürecinde yüz yüze etkileşimi en aza indirmek ve katılımı kolaylaştırmak için çevrimiçi anket kullanılmıştır. Katılımcılar, sosyodemografik veri formu, sosyal medya teyit/güven ölçeği, durumluk kaygı ölçeği, COVID-19 hastalık kontrol algısı ölçeği ve pozitif / negatif COVID-19 sosyal medya içeriklerine maruz kalma sıklığının değerlendirildiği formlar doldurmuşlardır. ___Bulgular: Resmi sosyal medya hesaplarının COVID-19 paylaşımlarına duyulan güven arttıkça, kaygı düzeyinin azaldığı ve COVID-19 hastalığı kontrol algısının arttığı; negatif COVID-19 sosyal medya içeriklerine maruz kalma arttıkça anksiyete düzeyinin arttığı ve COVID-19 hastalığı kontrol algısının azaldığı görüldü. Şaşırtıcı bir şekilde, COVID-19’a ilişkin sosyal medya gönderilerini diğer haber kaynaklarından doğrulamak ile anksiyete düzeyi arasında belirgin bir ilişki bulunamadı (Tablo 2). ___Sonuç: Tarihteki geçmiş pandemilerden farklı olarak, COVID-19 pandemisi bilgi çağının ilk salgınıdır. Fiziksel temas COVID-19 hastalığının yayılmasını hızlandırırken, dijital temasın uygun şekilde kullanıldığı takdirde bireysel ve toplumsal kaygıyı azaltabilecek bir araç olabileceği düşünülmüştür. Güvenilir ve doğrulanmış gönderilerin, kaygı düzeyini ve hastalık algısını kontrol etmede anahtar rol oynayabileceği gözlerden kaçmamalıdır.