Türkiye’deki ataerkil yapının bir yansıması olarak kadınlar erkekler ile ekonomik, sosyal, politik anlamda eşit hak- lara sahip değildir. Kadınlar, yaşamın her aşamasında özellikle iş yaşamında çeşitli engeller ve sınırlamalar ile karşılaşmaktadırlar. Bu engellerin önüne geçmek amacıyla Türkiye’de hukuki anlamda düzenlemeler yapılarak şekli anlamda kadın-erkek eşitliği sağlanmış olsa da fiili anlamda kadın-erkek eşitliği toplumsal yaşama yansıyamamıştır. Makalede, cinsiyet eşitsizliği ve pozitif ayrımcılık kavramları kadınlara yönelik siyasi temsil ve katılım çerçevesinde ele alınmıştır. Bilindiği üzere, dünyada kadınlar siyasi yaşamda seçme ve seçilme hakkına kavuşmak için zorlu mücadeleler vererek bu hakları elde etmişlerdir. Ancak kadınlar bu haklara sahip olmalarına rağmen erkekler ile eşit şekilde bu haklardan yararlanamamaktadırlar. Herkesin kendi sorunlarını dile getirmesine ve çözüm bulmak için çaba harcamasına olanak tanıyan unsur demokrasi olmasına rağmen kadınlar siyasal bakımdan eksik temsil edilmektedirler. Nüfusun yarısını oluşturan kadınlar cinsiyetçi değer yargıları sebebiyle siyasette, siyasal partilerde, hükümette ve politik liderler arasında yeterli oranda temsil edilememektedir. Dünya sıralamalarında kadınların par- lamentoda katılım oranları incelendiğinde Türkiye ne yazık ki son sıralarda yer almaktadır. Oysaki birçok Avrupa ülkesine kıyasla, Türkiye’de kadınlar seçme ve seçilme hakkını daha erken elde etmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde; eşitlik, ayrımcılık, siyasi katılım kavramları ele alınmıştır. Birinci bölümde oluşum ve gelişim süreciyle pozitif ayrımcılık konusu incelenmiştir. İkinci bölümde kadınların siyasal katılımına ilişkin ulusal ve uluslararası sözleşmelere yer verilmiştir. Üçüncü bölümünde ise çeşitli ülkelerde siyasal partilerde kota uygulamaları ele alınmıştır. Sonuç bölümünde ise kadınların siyasi katılımına yönelik yapılan tespitler sonucu siyasi katılımı arttı- racak önlemlere yer verilmiştir.
As a reflection of the patriarchal structure in Turkey, women do not have equal economic, social and political rights with men. Women face various obstacles and limitations at every stage of life, especially in business life. In order to prevent these obstacles, although legal arrangements were made in Turkey and gender equality was ensured in the formal sense, the actual gender equality could not be reflected in social life. In the article, the concepts of gender inequality and affirmative action are discussed within the framework of political representation and participation for women. As it is known, women in the world have gained these rights by fighting hard to gain the right to vote and be elected in political life. However, although women have these rights, they cannot benefit from these rights equally with men. Although democracy is the element that allows everyone to voice their problems and make efforts to find solutions, women are underrepresented politically. Women, who make up half of the population, cannot be adequately represented in politics, political parties, government and among political leaders due to their sexist value judgments. When the participation rates of women in the parliament are analyzed in the world rankings, unfortunately, Turkey is in the last place. However, compared to many European countries, women in Turkey gained the right to vote and be elected earlier. In the introduction part of the study, the concepts of equality, discrimination and political participation are discussed. In the first part, the formation and development process and positive discrimination were examined. In the second part, national and international conventions on the political participation of women are included. In the third part, quota practices in political parties in various countries are discussed. In the conclusion part, as a result of the determinations made regarding the political participation of women, the measures to increase the political participation are given.