TPRECD 47. ULUSAL KURULTAYI , Antalya, Türkiye, 15 - 19 Ekim 2025, ss.218-219, (Özet Bildiri)
Giriş ve Amaç Skalp ve kalvaryum defektleri; travma, tümör eksizyonları, enfeksiyon veya önceki cerrahiler sonrası ortaya çıkan, hem fonksiyonel hem de estetik açıdan zorluk oluşturan durumlardır. Bu bölgedeki defektlerin rekonstrüksiyonunda hedef; kraniyal yapının korunması, enfeksiyon riskinin azaltılması, beyin dokusunun güvenli bir şekilde örtülmesi ve estetik olarak doğal konturun yeniden sağlanmasıdır. Geniş kemik defektlerinde, kraniyal rekonstrüksiyon için çeşitli materyaller kullanılmaktadır. Titanyum mesh; biyouyumluluğu, enfeksiyona dirençli yapısı, intraoperatif şekillendirilebilirliği ve radyolojik geçirgenliği sayesinde öne çıkan alloplastik materyallerden biridir.Bu çalışmada, geniş kraniyal defektlerin onarımında titanyum mesh ile sağlanan yapısal stabilitenin, uygun flep seçimiyle desteklenerek tek seansta güvenli, dayanıklı ve estetik bir rekonstrüksiyonun mümkün olduğu gösterilmektedir. Uygulanan yöntem; teknik olarak erişilebilir olması, komplikasyon oranlarının düşüklüğü, kontur bütünlüğünün korunması ve hasta memnuniyetinin yüksekliği ile ön plana çıkmaktadır.
Metod Bu çalışmada, 2020–2024 yılları arasında kliniğimizde kalvarial rekonstrüksiyon yapılan hastalar retrospektif olarak incelendi.Kalvarium defektinin titanyum mesh ile onarıldığı 12 hasta çalışmaya dahil edildi. Dahil edilen tüm hastalarda kalvarium defekt rekonstrüksiyonu ile eş zamanlı yumuşak doku rekonstrüksiyonu yapıldı. Kraniektomi için peroperatif beyin cerrahi dahiliyeti ile dura bütünlüğü/rekonstrüksiyonu sağlandı. Bulgular Çalışmaya dahil edilen ve titanyum mesh ile yumuşak doku rekonstrüksiyonun eş zamanlı yapıldığı 12 hastadan 6 hastada skalp flebi, 6 hastada ise serbest flep tercih edildi.Lokal flep uygulanan olgular 5x7 cm ile 8x10 cm arası, serbest flep uygulananlar ise daha geniş olup 8x15 ile 15x20cm boyutundaki yumuşak doku defektlerinde planlandı. 10 hastada titanyum mesh rekonstrüksiyonu primer olarak, kraniyektomiyi takiben yapıldı. 2 hastada ise beyin cerrahisinin operasyonlarından sonra hasta stabil hale geldiğinde planlandı. Hastalar 6. ayını tamamladıktan sonra istekleri doğrultusunda estetik açıdan revizyon ameliyatlarına alındı. Lokal flep kullanılan 6 olguda herhangi bir dolaşım problemi, nekroz veya flep kaybı izlenmedi. Donör alanlar STSG ile kapatıldı ve postoperatif süreç komplikasyonsuz izlendi. Serbest flep uygulanan 6 hastanın biri hariç flep viabilitesinde sorun görülmedi ve reanastomoza gerek duyulmadı. 1 serbest flep yapılan hastada flep distalinde oluşan nekrozun debridmanı sonrası plak ekspozisyonu meydana geldi.Hastaya operasyon planlanarak skalp flebi kombine edildi ve detaşe alanın üzeri gergin olmayacak şekilde başarıyla örtüldü. Estetik amaçlı revizyon ameliyatı geçiren hastalarda kompliklasyon gözlenmedi.
Sonuç Kalvaryum defektlerinin rekonstrüksiyonunda alloplastik materyallerle birlikte güvenli yumuşak doku örtüsü, başarılı cerrahi için gereklidir. Titanyum mesh; mukavemeti, şekillendirilebilirliği ve düşük enfeksiyon oranlarıyla öne çıksa da, yetersiz yumuşak doku ile örtüldüğünde ekspozisyon riski önemli bir komplikasyondur. Bu nedenle, defektin boyutu ve çevre dokuların durumuna göre lokal ya da serbest flep seçimi kritik rol oynar. Literatürde, lokal fleplerin küçük ve orta boyutlu defektlerde yüksek başarıyla kullanıldığı; serbest fleplerin ise geniş defektlerde, özellikle önceki cerrahilerle yıpranmış doku zemininde güvenli ve stabil örtü sağladığı gösterilmiştir. Bu vaka serisi, titanyum mesh ile rekonstrükte edilen kalvaryum defektlerinde, uygun yumuşak doku örtüsüyle birlikte uygulandığında tek seansta yüksek başarı oranlarıyla sonuç alındığını ortaya koymaktadır. Uygun flep seçimi ile mesh ekspozisyonu ve enfeksiyon gibi komplikasyonların önlenebileceği görülmektedir. Titanyum meshin sağladığı yapısal stabilite ve şekillendirilebilirlik özellikleri, intraoperatif olarak hızlı ve konturlu bir kraniyal onarım yapılmasına olanak sağlamıştır.
Anahtar Kelimeler: Rekonstrüksiyon, Skalp, Titanyum