Holmium Laser Enükleasyon Prostatektomi (HoLEP) KOÜ Deneyimi:İlk 35 Olgunun Kısa Dönem Klinik Sonuçları


Kaldarov I., Baynal E. A., Telli E., Palaz F., Öztürk Y. Y., Avcı İ. E., ...Daha Fazla

9. Minimal İnvaziv Üroloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 26 - 29 Mart 2026, ss.293-297, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.293-297
  • Kocaeli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş: HoLEP, prostat hacminden bağımsız olarak uzun dönem etkinliği kanıtlanmış minimal invaziv bir cerrahi tekniktir. Literatürde IPSS ve Qmax parametrelerinde belirgin iyileşmeler bildirilmekle birlikte, gerçek yaşam verilerinde merkezler arası heterojenlik dikkat çekmektedir. Ayrıca HoLEP cerrahisi için yaklaşık 30–50 olguluk bir öğrenme eğrisi tanımlanmıştır (Vo, Lequang T et al., 2025).

Amaç: Bu çalışmada kliniğimizde gerçekleştirilen ilk 35 HoLEP olgusunun etkinlik ve güvenlik sonuçlarının değerlendirilmesi ve klasik 2-lob ile klasik 3-lob tekniklerinin perioperatif ve erken dönem fonksiyonel sonuçlar açısından karşılaştırılması amaçlandı.

Gereç-Yöntem: 2025–2026 yılları arasında kliniğimizde BPH nedeniyle HoLEP uygulanan 35 hasta retrospektif olarak analiz edildi. Demografik veriler, perioperatif parametreler, komplikasyonlar ile preoperatif ve postoperatif fonksiyonel sonuçlar değerlendirildi. Hastalar cerrahi tekniğe göre klasik 2-lob (n=16) ve 3-lob (n=19) olarak iki gruba ayrıldı. Sürekli değişkenler uygun parametrik veya non parametrik testlerle, kategorik değişkenler ki-kare veya Fisher exact test ile analiz edildi ve p<0,05 anlamlı kabul edildi.

Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 67,8±7,4 yıl olup prostat hacmi 81 (38–295) mL idi. Takip süresi 7 (5–9) hafta olarak saptandı. Enükleasyon süresi 90 (60–120) dk, morselasyon süresi 35 (25–50) dk ve çıkarılan doku miktarı 44 (10–125) g idi. Fonksiyonel sonuçlarda anlamlı iyileşme izlendi. Ortalama IPSS 19,49±5,45’ten 10,37±3,42’ye geriledi (p<0,001). Ortalama Qmax 9,11±2,78 mL/sn’den 16,46±7,64 mL/sn’ye yükseldi (p<0,001). Medyan PSA değeri 5,07 (2,95–8,76) ng/mL’den 2,60 (0,91–4,50) ng/mL’ye düştü (p<0,001). IIEF skorlarında anlamlı değişiklik saptanmadı (p=0,828). Patolojik incelemede olguların %91,4’ünde benign prostat hiperplazisi, %8,6’sında insidental prostat adenokarsinomu tespit edildi. Clavien–Dindo derece >=III komplikasyon gözlenmedi. Erken dönem idrar kaçırma oranı %14,3 olup bunun %9,6’sı geçici stres tipi, %2,8’i kalıcı stres tipi ve %2,8’i sıkışma tipi idrar kaçırma idi. Postoperatif retansiyon %5,7, dizüri %11,4 oranında izlendi. Kateterizasyon süresi 2 (1–3) gün olarak kaydedildi. Klasik 2-lob ve 3-lob teknikleri arasında enükleasyon süresi, morselasyon süresi, çıkarılan doku miktarı ve fonksiyonel sonuçlar açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı ( p>0,05).

Sonuç: HoLEP, orta ve büyük hacimli prostatlarda kısa dönemde IPSS, Qmax ve PSA’da belirgin iyileşme sağlamakta olup güvenli bir minimal invaziv seçenek olarak görünmektedir. İki teknik arasında erken dönemde klinik ve perioperatif sonuçlar benzer olarak gözlenmiştir. Bulgularımız, HoLEP sonrası erken dönemde gözlemlenen idrar kaçırma ve dizürinin literatürle uyumlu olduğunu ve genellikle geçici bir süreci temsil ettiğini desteklemektedir. Kliniğimizdeki erken dönem deneyimimizi sunan bu çalışma, öğrenme eğrisinin başında bile fonksiyonel sonuçların yüz güldürücü olabileceğini göstermektedir.