Türkiye 15. Gıda Kongresi, Sakarya, Türkiye, 8 - 10 Ekim 2025, cilt.1, ss.151-157, (Tam Metin Bildiri)
Nörogastronomi,
yeme deneyimini oluşturan tat, koku, doku, görsellik ve işitsel unsurların
beyinde nasıl algılandığını inceleyen disiplinlerarası bir bilim dalıdır. Bu
yaklaşım, lezzetin yalnızca fiziksel değil; bilişsel, duygusal ve kültürel
süreçlerle şekillendiğini savunmaktadır. Tat ve koku sinyalleri orbitofrontal
korteks, limbik sistem ve somatosensoriyel alanlarda bir araya gelerek duyusal
hafıza ve algı oluşturmaktadır. Görsel sunum, tabak rengi, ortam sesi gibi
çevresel uyaranlar; iştah düzeyini, tat beklentisini ve duygusal tepkiyi
doğrudan etkileyerek lezzet algısında %20’ye varan değişiklikler
yaratabilmektedir. Bu alanda yapılan çalışmalar, özellikle renklerin duyusal
beklenti oluşturma gücünü ön plana çıkarmaktadır. Yapılan çalışmalarda kırmızı
tabakta sunulan gıdaların daha tatlı algılanması, mavi renklerin ise duyusal
algılamada daha baskılayıcı bir özellik göstermesi renk-tat eşleşmelerinin
bilişsel olarak yönlendirilmiş olduğunu göstermektedir. Beyin, önceki
deneyimlere ve çevresel bağlama göre lezzet algısını yeniden inşa etmektedir.
Lezzet artık yalnızca damakla değil, sinirbilimin ışığında beyinle de anlam
kazanmaktadır. Fonksiyonel gıdaların duyusal olarak optimize edilmesi; hem
sağlıklı beslenme davranışlarını teşvik etmekte hem de tüketici kabulünü
artırmaktadır. Bu bağlamda nörogastronomi, gıda bilimi ile psikoloji arasında
köprü kurarak; duyusal yönlendirmeli ürün geliştirme süreçlerinde, pazarlama
stratejilerinde ve klinik beslenme uygulamalarında etkili bir çerçeve
sunmaktadır. Nörogastronomi konusunun gelecekte randomize kontrollü
çalışmalarla desteklenmesi, alana akademik olarak katkı sağlayacaktır.
Neurogastronomy is an
interdisciplinary scientific field that examines how taste, smell, texture,
visual presentation, and auditory elements involved in the eating experience
are perceived by the brain. This approach posits that flavor is shaped not only
through physical factors, but also through cognitive, emotional, and cultural
processes. Taste and olfactory signals are integrated within the orbitofrontal
cortex, limbic system, and somatosensory areas, constructing sensory memory and
perception. Visual presentation, plate color, and ambient sound are environmental
stimuli that directly affect appetite, flavor anticipation, and emotional
response resulting in perceptual differences of up to 20% in flavor experience.
Recent studies emphasize the cognitive impact of colors in forming sensory
expectations. Research has shown that foods presented on red plates are
perceived as sweeter, while blue tones exhibit a suppressive effect on sensory
perception. These findings indicate that color–taste associations are
cognitively guided. The brain reconstructs flavor perception based on prior
experiences and environmental context, suggesting that flavor gains meaning not
only through the palate, but also through interpretation informed by
neuroscience. The sensory optimization of functional foods contributes to
promoting healthy eating behaviors and enhancing consumer acceptance. In this
context, neurogastronomy acts as a conceptual bridge between food science and
psychology, providing a robust framework for sensory-guided product development
processes, marketing strategies, and clinical nutrition applications.
Supporting the field of neurogastronomy through future randomized controlled
trials will further strengthen its academic contribution etmekte hem de tüketici kabulünü
artırmaktadır. Bu bağlamda nörogastronomi, gıda bilimi ile psikoloji arasında
köprü kurarak; duyusal yönlendirmeli ürün geliştirme süreçlerinde, pazarlama
stratejilerinde ve klinik beslenme uygulamalarında etkili bir çerçeve
sunmaktadır. Nörogastronomi konusunun gelecekte randomize kontrollü
çalışmalarla desteklenmesi, alana akademik olarak katkı sağlayacaktır.