Ulusal Mevzuatlar Işığında Klasik Osmanlı Yapılarında Çini Restorasyonu Sorunları


Karaoğlu A. S.

Vakıflar Dergisi, cilt.2025, sa.64, ss.189-202, 2025 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 2025 Sayı: 64
  • Basım Tarihi: 2025
  • Doi Numarası: 10.16971/vakiflar.1697405
  • Dergi Adı: Vakıflar Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: EBSCO Education Source, TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.189-202
  • Kocaeli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Tarihi yapılarda yüzyıllardır mimariyi tamamlayan bir süsleme unsuru olarak kullanılan çinilerin restorasyonu, yapının taşıyıcı sistemi ile birlikte, bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Çiniler, hem üretim sürecinden kaynaklanan yapısal bozulmalara hem de bağlı bulundukları mimari yapının fiziksel yıpranmalarına doğrudan maruz kalmaktadır. Bu nedenle, çinilerin bozulma süreçlerini en aza indirmeyi hedefleyen restorasyon stratejileri, yapı ve çini ilişkisi dikkate alınarak geliştirilmelidir. Bu makalede, Türkiye’deki Klasik Osmanlı dönemi yapılarının çini restorasyonu çalışmaları ulusal mevzuatlar çerçevesinde değerlendirilmiş; uygulamalarda karşılaşılan başlıca sorunlar ortaya konmuştur. Mevcut yasal düzenlemelerin çini gibi özgün yüzey elemanlarına özel hükümler içermemesi nedeniyle, restorasyon projelerinde çinilerin çoğu zaman yeterince belgelenmeden ve koruma önlemleri alınmadan müdahaleye maruz kaldığı görülmektedir. Arşiv-belgeleme eksiklikleri, çini uzmanlarının projelerde yeterince yer almaması, facing (geçici yüzey destekleme) gibi koruyucu uygulamaların ihmal edilmesi ve malzeme seçiminin özgünlüğe zarar vermesi, bu sürecin temel problemleri arasında yer almaktadır. Makalede, çini restorasyonlarında analiz ve projelendirme aşamalarının bilimsel yöntemlerle yürütülmesi, restorasyon kurullarında çini sanatına hâkim uzmanların bulunması ve sürdürülebilir koruma politikalarının geliştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

The restoration of tiles, which have served as an architectural decorative element in historic buildings
for centuries, must be approached holistically together with the structural system of the building.
Tiles are directly exposed both to intrinsic deterioration stemming from their production processes
and to the physical decay of the architectural structures to which they belong. Therefore, restoration
strategies aimed at minimizing deterioration must be developed with careful consideration of the
relationship between the tile surface and the building fabric. This article evaluates tile restoration
practices in Classical Ottoman monuments in Türkiye within the framework of national legislation and
identifies the major issues encountered in such interventions. Due to the absence of specific legal
provisions addressing unique surface elements such as tiles, restoration projects often subject these
components to intervention without adequate documentation or protective measures. Deficiencies in
archival recording, insufficient inclusion of tile specialists in project teams, the neglect of protective
applications such as facing (temporary surface support), and the use of incompatible materials that
compromise authenticity constitute key challenges in the current practice. The article emphasizes that
the analysis and planning stages of ceramic restoration should be conducted using scientific methods,
that restoration committees should include experts knowledgeable in ceramic art, and that sustainable
conservation policies must be developed for the long-term protection of tiled architectural heritage.