ENDOKURS - 9, İzmir, Türkiye, 16 - 19 Ekim 2025, ss.180-181, (Özet Bildiri)
Amaç: Literatürde tiroidektomilerin %1-3 kadarı metastatik tümör kaynaklıdır ve en sık metastaz yapan
tümörler ise böbrek hücreli karsinom (BHK), akciğerin küçük hücreli karsinomu ve adenokarsinomu, meme
karsinomu olarak bildirilmiştir. Papiller tiroid karsinomu ise tiroidin en sık (%85) görülen primer malign
tümörüdür. Burada papiller tiroid karsinomu ve tiroide böbrek hücreli karsinom metastazının aynı anda
saptandığı bir hasta tartışılacaktır.
Yöntem: Yetmiş yaşında erkek hasta nefes darlığı şikayeti ile başvurdu fizik muayenede solda belirgin ever
2 guatr ve solda ele gelen nodülü mevcuttu pemberton bulgusu negatifti. Laboratuvar tetkikleri ötiroid
saptandı. 2012 yılında böbrek hücreli karsinom nedeni ile sol nefrektomi olduğu ve 2018 yılında mesane
metastazı nedeniyle mesane içi Bacillus Calmette- Guerin (BCG) aşısı ile immünoterapi tedavisi uygulandığı
öğrenildi. Hastanın toraks görüntülemesinde tiroid glandı sol lobu normalden büyük ve parankimi heterojen
görüldü. Trakeaya sol anterolateralden hafif bası saptandı. FDG PET CT tiroit sağ lobunda 1.5 cm boyutunda
ve tiroid sol lobunda 45x35 mm boyutunda artmış FDG tutulumu gösteren hipodens lezyon izlendi. Dış
merkezde sol lob yerleşimli 4 cm çaplı nodüle yapılan ince iğne aspirasyon biyopsi malign olarak raporlanan
olguya, total tiroidektomi uygulandı.
Bulgular: Patoloji raporunda Sağ lobda 1,4 cm boyutunda papilla benzeri yapılar oluşturan belirgin nükleollü,
groove gösteren, berrak kromatinli hücrelerden oluşan klasik alt tip PTK olarak raporlandı. Sol lobda 4 cm
çaplı ince fibröz vasküler kor etrafında berrak sitoplazmalı, hücrelerden oluşan kapsüle görünümde tümör
izlendi ve yapılan immünohistokimyasal incelemelerde; Vimentin, pansitokeratin, RCC, Pax-8, Ca-9, Cd10
ile pozitif reaksiyon izlendi. TTF-1, Galektin-3, HBME-1, tiroglobulin, Sinaptofizin, kromogranin, Gata-3, Ck-
7, Ck-20, Cdx-2, p63 ve Kalsitonin ile boyanma görülmedi. Berrak hücreli böbrek hücreli tümör metastazı
olarak değerlendirildi. Aynı zamanda operasyon sırasında çıkarılan 3 lenf nodunun 2’snde PTK 1’inde BHK
metastazı saptandı. Endokrinoloji- Genel cerrahi konseyinde değerlendirilen hastaya Radyoaktif iyot
tedavisi uygulanmasına karar verildi.
Sonuç: Tiroid metastazları oldukça az sıklıkta görülmektedir. BHK tiroide en sık metastaz yapan tümörlerdendir. BHK’nın tiroid bezine metastazının sitolojik ve histolojik özellikleri primer tiroid lezyonları ile önemli derecede örtüşme gösterebilir. Bizim olgumuzda olduğu gibi BHK metastazı ve PTK’nın bir arada görülmesi ise daha da nadirdir. Çoklu tümör durumunda, PTK;nın yanısıra tiroidin metastatik tümörleri ayırıcı tanıda mutlaka akılda tutulmalıdır. İmmünohistokimya, metastazları primer tiroid neoplazmlarından ayırt etmeye yardımcı olabilir. Bu tip tümörlerin yanlış tanı almasının engellenmesi ve tanısının atlanması azaltılabilir ise hastaların sağkalım oranı ve yaşam kalitesini iyileştirilebilir.