Postmodern müzelerde dijital halkla ilişkiler ve deneyimsel pazarlama pratikleri: İstanbul’daki postmodern müzelere yönelik nitel bir araştırma


Creative Commons License

Abrak E., Küçüksaraç B.

International Journal of Human Sciences, cilt.14, ss.5040-5054, 2017 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 14 Konu: 4
  • Basım Tarihi: 2017
  • Doi Numarası: 10.14687/jhs.v14i4.5156
  • Dergi Adı: International Journal of Human Sciences
  • Sayfa Sayısı: ss.5040-5054

Özet

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte serbest zaman olgusu, gündelik hayat pratiklerinin dönüşümü ve değişen tüketici kimliğinin etkileri, toplumsal yaşamın hemen her alanında olduğu gibi müzecilik anlayışında da dönüşümleri ve yeni yaklaşımları beraberinde getirmiştir. Yakın tarihe kadar, temel işlevleri geçmişe ait sanat eserlerinin muhafaza edilip sergilenmesi olarak belirlenen müzeler, günümüzde, barındırdığı eserleri muhafaza eden bir yapının ötesinde, hayatın serbest zaman uğraşılarına odaklı, kullanıcı deneyimini temel alan ve tercih edilebilir yaşamsal bir alan haline dönüşmüştür. Çağdaş müzecilik anlayışı ya da postmodern müzecilik şeklinde kavramsallaştırılan bu dönüşümde, tüketim nesnesi haline gelen müzeler sabit, kronolojik bir gezinin haricinde, ziyaretçiye heyecan veren ve o günü yaşamasını unutulmaz kılan, etkileşime açık detaylar barındırmaktadır. Bunlar müzenin koleksiyonunun ve sergileme biçimlerinin kullanıcı deneyimine imkan veren yaratıcı unsurlarının yanı sıra, bu deneyimi yaşaması arzu edilen ziyaretçiyi müzeye getirmeye ve onunla etkileşim kurmaya yönelik hazırlanmış ve planlanmış olan dijital halkla ilişkiler ve deneyimsel pazarlama stratejilerinden oluşan pratiklerdir.

Bu çalışmada, postmodern nitelik gösteren Türkiye'deki çağdaş sanat müzelerinin dijital halkla ilişkiler ve deneyimsel pazarlama pratiklerini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma, ülkemizdeki büyük holdinglerin uzantısı olarak ortaya çıkan, uzun yıllardır sanat yönetimi konusunda çalışmalar yapan ve çoklu hizmet anlayışını bir arada sunmayı hedefleyen İstanbul’daki postmodern müzeler (İstanbul Modern, Pera Müzesi ve Sakıp Sabancı Müzesi) ile sınırlandırılmıştır. Derinlemesine görüşme, gözlem ve betimsel analiz yöntemlerinin kullanıldığı çalışmada elde edilen veriler sonucunda dijital halkla ilişkiler ve deneyimsel pazarlama pratiklerinin postmodern müzecilik anlayışı içindeki yeri ve kullanım şekilleri ortaya konulmuştur.

Along with the development of information and communication technologies, the phenomenon of leisure time, the transformation of everyday life practices and the effects of changing consumer identity have brought about transformations and new approaches in the understanding of museology as well as in almost every area of social life. Until recently, the museum, which was defined as preserving and exhibiting works of art with its basic functions, has now become a vital space based on user experience, based on the leisure time activities of life, beyond the work of preserving the works it hosts. In this transformation conceptualized as contemporary museology or postmodern museology, the museum which has become a consumption object, has excitement and open details that interact with the day that it is unforgettable to live apart from a constant and chronological journey. These are practices consisting of digital public relations and experiential marketing strategies that are designed and planned to bring and interact with the museum's collection and the creative elements that enable the user experience, as well as the desired visitor experience.

In this study, it was aimed to determine digital public relations and experiential marketing practices of contemporary art museums in Turkey which are postmodern. The study is limited to the postmodern museums in Istanbul (Istanbul Modern, Pera Museum and Sakıp Sabancı Museum), which have emerged as extensions of the big holdings in our country and have been working on art management for many years and aiming to offer a multi-service approach. In the study in which in-depth interviews and descriptive analysis methods were used, the result of the obtained data reveals the place and usage of digital public relations and experiential marketing practices in postmodern museum.