SS-39 Seronegatif Otoimmün Ensefalitli Çocuklarda Volumetrik Beyin Değişikliklerinin VolBrain ile Değerlendirilmesi


Creative Commons License

Sakarya Güneş A.

26. Ulusal Çocuk Nörlojisi Kongresi, Antalya, Türkiye, 30 Nisan - 04 Mayıs 2025, ss.68, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.68
  • Kocaeli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş: Seronegatif otoimmün ensefalit (SOE), serum veya beyin omurilik sıvısında (BOS) tanımlanabilir patojenik otoantikorların bulunmaması ile karakterizedir. Nörolojik semptomların, beyin görüntüleme bulguları ile örtüşmesi, erken tanı ve tedavi açısından kritik öneme sahiptir. Son yıllarda, volumetrik beyin görüntüleme teknikleri, nörolojik bozuklukların altında yatan yapısal değişiklikleri incelemek için giderek daha fazla kullanılmaktadır. Bu çalışmada, SOE hastalarında VolBrain yazılımı kullanılarak beyin hacim ölçümlerini yapmayı ve bu durumla ilişkili yapısal değişiklikler olup olmadığını araştırmayı amaçladık. Yöntem: Çalışmamıza, 2016 yılında tanımlanan otoimmün ensefalit tanı kriterlerine uyan ve 18 yaş altındaki toplam 15 SOE hastası (9’u erkek) ile yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş 15 sağlıklı kontrol grubu dahil edildi. Tüm katılımcıların manyetik rezonans görüntüleme (MRG) verileri, VolBrain yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz edilen bölgeler arasında toplam intrakraniyal hacim (İKH), beyaz madde, gri madde, limbik korteks, beyincik ve subkortikal bölgeler bulunmaktadır. Ayrıca, bu yapıların asimetri indeksleri de değerlendirilmiştir. Bulgular: Hasta grubunun ortalama yaşı 11,9 iken kontrol grubunun ise 13,9 idi. Toplam intrakraniyal hacim, hasta grubunda 1.302 cm³ olarak ölçülürken, kontrol grubunda 1.425 cm³ idi ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p = 0,011). Amigdala, pallidum ve talamus hacimlerinde de hasta grubunda kayda değer azalmalar gözlemlendi. Amigdala hacmi hasta grubunda 2,020 cm³, kontrol grubunda 2,120 cm³ (p = 0,04); pallidum hacmi hasta grubunda 2,523 cm³, kontrol grubunda 2,860 cm³ (p = 0,038); talamus hacmi hasta grubunda 10,98 cm³, kontrol grubunda 12,25 cm³ (p = 0,04) ölçülmüştür. Beyin hacmi değişiklikleri, olgu sayısındaki sınırlılıklar nedeniyle seropozitif otoimmün ensefalit vakalarıyla karşılaştırılamadı. Tartışma: Araştırmamız SOE tanılı çocukların beyninde belirli volumetrik değişiklikler olduğunu göstermektedir. Bu yapısal farklılıklar, SOE’nin beynin belirli bölgelerindeki etkilerine işaret ediyor olabilir. Literatürde, otoimmün ensefalit ve benzeri nöroinflamatuar hastalıkların, genellikle gri ve beyaz madde hacimlerinde değişikliklere yol açabileceği bildirilmiştir. Bizim bulgularımız da bu görüşü desteklemektedir. Özellikle, amigdala, talamus ve pallidum gibi bölgelerdeki hacimsel azalmalar, emosyonel ve bilişsel fonksiyonlarla ilgili bozukluklarla ilişkili olabilir. Gelecekteki çalışmaların, bu yapısal değişikliklerin fonksiyonel sonuçlarını ve günlük yaşam üzerindeki etkilerini araştırması gerektiğini düşünüyoruz. Sonuç: Bu çalışma, SOE tanılı çocukların beyinlerindeki hacimsel değişiklikleri gösteren ilk çalışmadır. Bulgularımız, hastalar ve sağlıklı kontroller arasında çeşitli beyin yapılarının hacimlerinde önemli farklılıklar olduğunu ortaya koymakta ve bu yapısal değişikliklerin SOE patofizyolojisiyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle gelecekteki çalışmaların SOE olgularında beyin hacimlerindeki azalmanın patogenezini aydınlatılabileceğini düşünmekteyiz. Soyut bir düzlemde tespit edilen yapısal değişikliklerin, fiziksel ve psikolojik semptomlarla nasıl etkileştiğini anlamak için daha uzun süreli ve geniş kapsamlı araştırmalara ihtiyaç olduğu açıktır.