TRANSSEKSÜEL ERKEK BIREYLERDE OOFEREKTOMININ LIPIT PROFILI ÜZERINE ETKILERI


Creative Commons License

Acar S., Arslan B., Cantürk Z., Selek A., Gezer E., Sözen M., ...Daha Fazla

ENDOKURS - 9, İzmir, Türkiye, 16 - 19 Ekim 2025, ss.35-36, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İzmir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.35-36
  • Kocaeli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Lipit parametreleri normal popülasyonda cinsiyete göre değişmektedir. Kadınlara kıyasla erkeklerde

daha yüksek toplam kolesterol, LDL ( düşük yoğunluklu lipoprotein ) ve trigliserit düzeyleri görülmektedir.

Biz çalışmamızda trans erkek bireylerde sadece testosteron replasmanı alanlar ile hormonoterapinin yanında

ooferektomi olan bireyler arasındaki lipit parametrelerini karşılaştırmayı ve cerrahinin bu tabloya etkilerini

göstermeyi amaçladık.

Yöntem: Retrospektif olarak cinsiyet disforisi polikliniğinde Ocak 2017- Temmuz 2025 yılları arasında takipli

ve en az 2 yıl testosteron replasmanı alan trans erkek bireylerin lipit panelleri incelenmiştir. BMI > 30 kg/m2

,sigara ve alkol kullanımı, ailevi dislipidemi öyküsü, koroner arter hastalığı, hipertansiyon ve diyabet tanıları

olan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Hastalar ooferektomi olanlar ve sadece testosteron replasmanı

alıp opere olmayanlar olarak 2 gruba ayrılmıştır. Çalışmaya toplam kriterleri karşılayan 49 trans erkek birey

dahil edilmiştir.

Bulgular: Çalışmada 49 trans erkek bireyin verileri incelenmiştir. Bu hastalar ooferektomi olanlar (n=20 ) ve

olmayanlar (n=29) olarak 2 gruba ayrılmıştır. Ooferektomi olan grupta ortalama testosteron tedavisi alma

süresi 6,4 yıl iken ooferektomi olmayan grupta 4,5 yıl olarak saptanmıştır. Ooferektomi olan trans erkek

bireylerin cerrahi sonrası ortalama 3,8 ± 1,7 yıl sonraki lipit parametreleri çalışmada incelenmiştir. Hastaların

özellikleri ve lipit parametreleri tablo 1 de gösterilmiştir. Total kolesterol düzeyleri ooferektomi olan grupta (

197,08 ± 35,24 mg/dL ) olmayanlara (171,76 ± 28,23 mg/dL ) kıyasla anlamlı yüksek bulunmuştur (p <0,05).

LDL (düşük yoğunluklu lipoprotein) düzeyleri ooferektomi olan grupta ( 119,75 ± 29,02 mg/dL ) olmayanlara

(101,29 ± 25,32 mg/dL ) kıyasla anlamlı yüksek bulunmuştur ( p <0,05 ). Non–HDL ( yüksek yoğunluklu

lipoprotein ) kolesterol düzeyleri de ooferektomi olan grupta ( 143,41 ± 35,82 mg/dL ) olmayanlara ( 117,60

± 34,81 mg/dL ) kıyasla anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0,05) . Trigliserit düzeylerinde her iki grupta anlamlı

farklılık olmadığı görülmüştür (p= 0,168).

Sonuç: Literatürde, trans erkek bireylerde ooferektomi geçiren ve geçirmeyen gruplar arasında lipid

parametrelerini doğrudan karşılaştıran az sayıda çalışma bulunmaktadır. Ooferektomi trans erkek

bireylerde endojen östrojen üretimini ortadan kaldırır ve bu durum lipit parametreleri üzerinde testosteron

replasmanından bağımsız olarak bir risk faktörü olarak görülmelidir. Mevcut veriler genellikle testosteron

tedavisi ile birlikte değerlendirildiğinden, ooferektominin bağımsız etkilerini belirlemek zordur. Bu sebeple

daha geniş popülasyonlu çalışmalara ihtiyaç vardır.