KAWASAKİ HASTALIĞINA BAĞLI GELİŞEN DEV KORONER ARTER ANEVRİZMASI TROMBOZUNUN ALTEPLAZ İLE TEDAVİSİ


Creative Commons License

Akgün E. Z., Akgün G., Çırakoğlu A. M., Doğan M., Babaoğlu A.

2. Uluslararası Katılımlı Pediatrik Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi Kongresi , Antalya, Türkiye, 17 - 21 Nisan 2025, ss.553-554, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.553-554
  • Kocaeli Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

GİRİŞ: Kawasaki hastalığı çocukluk döneminde edinilmiş koroner arter hastalığının en önemli nedenidir. 5 günü aşan ateşli olgularda mutlaka akılda tutulmalıdır. Tanı gecikmesine bağlı olarak geç IVIG tedavisi koroner arter anevrizması riskini belirgin olarak arttırmaktadır. Gelişen koroner arter anevrizmaları ve trombozu Kawasaki hastalığında görülen morbidite ve mortalitenin ana nedenidir. Bu olgu ile dev koroner anevrizması nedeni ile 3'lü antitrombotik tedavi almakta iken tromboz gelişen bir hastanın Alteplaz ile tedavi deneyimi paylaşılmıştır. OLGU: 13 aylık erkek hasta 8 ay önce 5 günü aşan uzamış ateş şikateti ile yapılan ekokardiyografide sağ koroner arterde 2 adet dev koroner arter anevrizması (6,6 ve 8,2 mm sırasıyla z score:+13 ve +16 Resim 1a) ve sol koroner arterde diffüz genişleme saptanarak Kawasaki tanısı almıştı. İzlemde sol koroner arterdeki diffüz genişleme ekokardiyografik görüntüde gerilemiş fakat sağ koronerde bulunan anevrizmalar sebat etmiştir. Dev koroner arter anevrizması olması nedeniyle aspirin, clopidogrel ve enoksaparin tedavisi ile izleme alınmıştır. Hasta 13 aylık iken gece ailesi ellerinde soğuma ve solukluk fark etmiş. Sabaha karşı konfüze halde olması ve genel durumunun oldukça kötü olması üzerine en yakın devlet hastanesine götürülmüş. Hasta acile başvurduğunda kalp atışının ve solunumunun olmadığı görülmüş. Kan gazında PH 6,8 saptanmış. Resüsitasyona başlanmış ve resüsitasyon sırasında iki kez ventriküler fibrilasyona girmiş. Yaklaşık 20-30 dakika resüsitasyondan sonra kalp hızı 40-50/dk arasında ve inotrop desteği ile olayın 5. saatinde tarafımıza sevk edildi. Genel durumu kötü olan ve kan gazında derin asidozu olan hasta çocuk yoğun bakım ünitesine alındı. Ekokardiyografide sağ koroner arterdeki her iki anevrizmanın içinde trombüs olduğu saptandı (Resim 1b). Sol ventrikül kasılması normal iken sağ ventrikül serbest duvar kasılması azalmıştı, sağ ventrikül genişti. EKG de sık bir şekilde polimorfik PVC’ler ortaya çıkıyordu. Hastaya santral venöz kateter açılarak alteplaz ve eş zamanlı heparin tedavisi başlandı. İlk doz alteplazdan sonra yapılan ekokardiyografide trombüsün küçüldüğü görüldü (Resim 1c). Sağ koroner arterde renkli Doppler ile kan akımın sağlandığı saptandı. Çocuk yoğun bakımdaki ilk 48 saat boyunca sık sık kısa süreli polimorfik VT atakları oldu. 3. gün daha stabil bir şekilde sinüs ritmi sağlandı. Hastanın sağ koroner arter akımı tekrar sağlanmasına rağmen serebral iskemiye bağlı olarak sitotoksik beyin ödemi gelişti. Ciddi kortikal hasar nedeniyle hasta pediatrik yoğun bakımda entübe halde izlenmektedir Tartışma: Özellikle 1 yaş altı inkomplet Kawasaki vakalarında tanı gecikmesi önemli bir sorundur ve bu hastalar koroner arter anevrizması için yüksek riske sahiptir. Dev koroner arter anevrizmalarının regrese olmaları nadirdir. Bu tip hastalarda koroner arter trombüsü ve stenozu ile herhangi bir zamanda karşılaşılabilir. Dev koroner arter anevrizmalarında optimum tedaviye rağmen trombüs gelişebileceği akılda tutulmalıdır. Trombüs gelişen hastalarda erken alteplaz tedavisi revaskülarizasyon için etkili bir seçenektir. Alteplaz tedavisinin erken dönemde verilmesi önerilmekle birlikte, bu vakada olduğu gibi 6. saatten sonra da başarılı bir sonuç alınabilmektedir. Ancak trombüsün optimum tedavisine rağmen, kardiyak arrest sonrası uzamış serebral iskemiye bağlı gelişen sitotoksik beyin ödemi kötü prognoz ile sonuçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Alteplaz Tedavisi, Kawasaki Hastalığı, Koroner arter anevrizması, Koroner arter trombüsü